E-Ticaret
Nedir?
E-Ticaret için verilebilecek tek bir tanım yoktur. Bazı görüşlere göre, e-ticaret
(E-Commerce), her türlü malın ve servisin bilgisayar teknolojisi, elektronik iletişim
kanalları ve ilgili teknolojiler (akıllı kart-smart card-, elektronik fon transferi
-EFT-, POS terminalleri, faks gibi) kullanarak satılması ve satın alınmasını kapsayan
bir kavramdır. Başka bir görüşe göre ise e-ticaret, ödeme işleminin internet üzerinden
yapıldığı alış-satışları içermektedir.
E-Ticaret yoluyla oluşan ekonomi de, dijital ekonomi, elektronik ekonomi (e-ekonomi)
olarak tanımlanmaktadır.
Elektronik iletişim teknolojileri ticari hayatta aslında uzun yıllardır (1980'lerden
beri) kullanılmaktadır. Ama, internetin e-ticaret için kullanılması çok yenidir
(1997'lerden beri). Zaten internet asıl gelişimini (patlamasını) ticari kullanımı
artmaya başladıktan sonra yaşamaya başlamıştır. Sonuçta, internet'in yaygınlaşması
ile birlikte, web ve e-posta uygulamalarının e-ticaretin doğal mekanı haline haline
geldiğini söyleyebiliriz.
İnternetin ticari ürünleri satmada kullanımı, ilk başta "belki olabilir" türünden
ve süslü web sayfalarından oluşan birtakım denemelerden ibaretti. Ancak, Amazon.com,
Dixons, Yahoo gibi örneklerin 1-2 yıl içerisinde, sadece internet üzerinden sattıkları
servislerle birer büyük şirket şekline gelmeleri, birden bu denemeleri ve hayalleri
gerçeğe dönüştürüverdi. İnternet üzerinde dönen ekonomi her geçen gün artmaktadır.
Hatta, 1999 yılında Amerikan Ticaret Bakanlığı'nın yaptığı bir araştırmada (http://www.ecommerce.gov/
) internet ekonomisinin (ucuz girdi ve iş gücü, az maliyet vb sebebiyle) enflasyon
oranının azaltılmasında rol oynadığı saptanmıştır.
OECD, Avrupa Topluluğu, ABD gibi ekonomiler, internet üzerinden yapılan elektronik
ticaretin globalleşmesi ve sağlıklı bir yapıda gelişmesi konusunda 1990'lı yılların
sonlarından beri stratejik toplantılar yapmakta ve ortak eylem planları geliştirmeye
çalışmaktadırlar. Bu çalışmalarda,
- kullanıcılar ve müşterilerin elektronik ticarete güvenlerinin artması (kişisel
bilgilerin güvenliği, güvenli kredi kartı kullanımı, müşteri haklarının korunması
vb),
- geleneksel ticari faaliyetlerin yapılabilmesi için geliştirilmiş/düzenlenmiş
yasa ve kuralların elektronik ticari pazara da hitap eder hale gelmesi,
- elektronik ticaret için oluşturulan bilgi/iletişim altyapısının geliştirilmesi,
- elektronik ticaretten alınacak verimin arttırılması
gibi unsurlar göz önünde tutulmakta ve bu konularda hükümet politikalarına
yön verecek kararlar alınmaktadır.
2010 yılına kadar, Avrupa Topluluğu bünyesinde, e-ticaret ile ilgili konularda
20 milyon yeni iş olanağı yaratılacağı tahmin edilmektedir (EU Summit, Mart 2000,
Lizbon, Portekiz).
Bu ve benzeri örnekler ve açıklamalara baktığımızda, globalleşen dünyada e-ticaretin
ne kadar önemli olduğunu görmekteyiz.
Ülkemizde de, 1998'den sonra, bazı büyük alışveriş merkezleri internet üzerinde
satış mağazaları açmışlar, ayrıca kurumlara ve bireysel girişimcilere elektronik
dükkan (e-dükkan) kiralayan servis sağlayıcılar ortaya çıkmaya başlamıştır. Basın
ve bankacılık alanlarında, konularında öncü niteliği olan bazı kuruluşlar, e-ticaret
alanında da yatırımlarını (2000'lerin başlarında) hızlandırmışlardır.
E-İş Nedir?
E-İş (E-Business), her türlü iş bağlantıları ve bunlarla ilgili kısımların
elektronik ortamda yürütülmesini tarifleyen bir kavramdır. Yani, bir iş ortamının
parçaları olan müşteriler, işçiler, ortaklar arasındaki ilişkiler, yeni iş bağlantı
yazışmaları ve benzeri her şey elektronik ortamda gerçekleşir (e-posta kullanarak,
sanal proje grupları yoluyla, faks ve data haberleşme sistemleri kullanarak vb).
E-iş büyük oranda;
- potansiyel müşterileri elde tutmak, yeni müşteriler kazanmak ve müşterilerle
ilişkileri geliştirmek
- hizmet, satış ve bilgilendirme servisleri ile mümkün olan en kısa zamanda
müşterilere ulaşmak
- üretimde ve her türlü iş prosesinde maliyeti düşürüp verimi arttırmak
gibi konularda internet/intranet ve özellikle web teknolojilerinin kullanılmasını
içerir.
E-İş ve E-Ticaret arasındaki farklar nelerdir?
E-iş, internet haberleşme araçlarını (web bilgi sayfaları, e-mail, grup posta
haberleşme araçları (liste servisleri), haber öbekleri) kullanarak, potansiyel
müşterilerle ilişkiye geçmek ve kısa/orta/uzun vadede işinizi geliştirmek, pazarlama/reklam
vb gibi konularda internet teknolojilerini kullanmak anlamına gelir. Kısaca, internet
ortamı, insanlarla tanışma ve iş yapma mekanıdır. E-İş sonunda illa ki bir para
akışı olmayabilir. Ancak, e-iş bağlantılarının doğal uzantısı, ticari kazanç sağlamak
(para akışı, e-ticaret) olarak düşünülmelidir.
E-ticaret ise, Elektronik ortamda (büyük çapta internet üzerinde) para kazanacak
aktiviteleri içerir. E-ticaret sonucunda, net bir para akışı vardır.
İnternet imkanları, gerçekten e-iş ve e-ticaret yapmak için yeterli mi?
İnternet, e-iş ilişkilerinin yürütülebilmesi için gerekli iletişim imkanlarına
sahiptir. Elektronik posta yoluyla çok hızlı haberleşme yapılabilmekte, aranılan
bir konuda iş yapan firmalara web arama araçları kullanarak erişilebilmektedir.
Ayrıca, internet üzerinde sunulan senkron ve asenkron tartışma ortamları yoluyla
çalışılan bilgisayar ve mesafeden bağımsız çalışma grupları oluşturulabilmektedir.
İletişimde bilgilerin güvenliği de, çeşitli güvenli haberleşme protokolleri ve
güvenlik sistemleri kullanarak sağlanabilmektedir.
İnternet kullanımının yaygınlaşması ve web'in bilgi aktarmada kullanılan ortak
bir ara birim olmasıyla, erişilebilecek insan kitlesi ticaret yapılmaya değer
boyutlara ulaşmıştır. web, kendi ticari yöntemlerini kendisi oluşturmuştur. Altyapı
internet protokolleriyle sağlanırken; reklam, satış öncesi ve sonrası servis,
ödeme yapılması vb gibi imkanlar klasik anlamdan daha farklı boyutlara gelmiştir.
Modern haberleşme imkanları zaten e-iş ve e-ticaret'te kullanılıyordu. Kredi
kartları, akıllı kart uygulamaları, elektronik fon transferi gibi kavramlara iş
hayatı pek te yabancı değil. Zaten günlük hayatımızda da, para akışının önemli
bir kısmı kredi kartları yoluyla olmaktadır. Şimdi, karşımızda internet var. İnternet'in
sunduğu en önemli teknolojik girdi world wide web (www, web) dir. web, bilgisayar
okuryazarı olan ve internet kullanan herkesin kullanabildiği standart bir bilgiye
erişim ortamı sunmaktadır. Bu, güvenli veri iletimi ile birleştirildiğinde, e-ticaret
için gereken çok kullanışlı ve ucuz bir ortam ortaya çıkmaktadır.
İnternet, e-ticaret söz konusu olduğunda, (i) kolay pazar bulma (ii) hızlı
bilgi erişimi (iii) geniş ölçekli pazarlar (iv) kolay, hızlı ve ucuz iletişim
(v) yeni iş imkanları (vi) kolay destek imkanları gibi konuları özellikle ön plana
çıkarmaktadır.
Neden E-Ticaret? Buna ihtiyacım var mı? Bana yararı olacak mı?
E-ticaret konusuna tüm iş çevrelerinin dikkat etmesi ve bunu ciddiye almaları
gerekir. Çünkü e-iş ve e-ticaret modelleri şirketlerin yeni pazarlara açılmasına
yardım etmektedir. Bu yeni pazar, hayatlarının önemli bir kısmında internet kullanan
yüzmilyonlarca insandan oluşmaktadır ve burada herhangi bir coğrafi sınır da yoktur.
Ayrıca, iletişim teknolojilerinin sağladığı hız, ucuzluk ve güven pazarlama stratejileriyle
birleştiğinde, global olarak, işletmelerin karlılığını arttırmaktadır. Ticaret
ve iş ilişkilerinde elektronik ortamların ve özellikle internet teknolojilerinin
kullanılmasıyla;
- Mevcut iş imkanları büyüyecektir,
- Halen pazarlanan ürünlerin satışı daha kolaylaşacak ve reklam, ürün tanıtım,
satış öncesi ve sonrası destek ve benzeri kanallar tamamen elektronik ortamda
daha efektif kullanılabilecektir. Otomatik bilgi dağıtım sistemi yardımıyla, müşterilere
ve daha geniş kitlelere kolayca ulaşılabilecektir,
- Global olarak, iş dünyasıyla olan etkileşim artacaktır,
- İş verimlilik analizleri ve planlamalar daha kolay yapılacaktır,
- Uluslararası pazarlara kolayca ulaşabilme imkanı olacaktır.
E-Ticaret, 2000'li yıllarda, uzmanların tahmininden 2-3 kat daha hızlı büyüyen
bir ekonomi mekanizmasıdır. Global ekonominin geleceği, artı e-ekonomidedir. Bu
belli oldu. Ticari işletmeler böyle bir ortamda yer almak zorundadırlar. Yoksa,
pazar payları düşecek ve kimseyle iş yapamaz hale geleceklerdir. Yakın gelecekte,
e-dükkanı olmayan, e-posta kullanmayan ticari kuruluşlar muhakkak ki, işlerini
geliştirmede ve kar etmede, yeni iş bağlantıları kurmada çok zorlanacaklardır.
E-İş ve E-Ticaret Yapmak İçin Nelere İhtiyacım var? Mevcut işimi e-işe nasıl dönüştürürüm?
E-İş ve E-Ticaret aslında, firmanıza diğer insanların (müşteriler!) kolay ulaşmasını
sağlamak ve mal satmak (pazarlama/satış) amacıyla elektronik erişim kanallarının
(web sayfası hazırlama, buraya ürün kataloglarını ve satış mekanizmalarını koyma,
ürün destek ve bilgi sayfaları hazırlama, firma adına alınmış web sayfaları, e-posta
vb) açılması anlamına gelmektedir.
İnternet ortamından ticaret yapmak ya da iş ilişkileri kurmak, mevcut işinizin
geliştirilmesi ve yeni pazarlar bulmak; sonuçta da, hızlı gelişen dijital ekonomiden
pay almak için gereklidir. E-ticaret, firmanızın halihazırda yaptığı işi ilk anda
kökünden değiştirecek bir olgu değildir. Ancak, internetin "heryerde, herkese
kolay erişim" mantığı ile, diğer insanlara (müşteriler, ortaklar vb) ulaşmak çok
kolay olacaktır ve 2000'lerin başlarından itibaren dijital ekonomi, global ekonominin
en önemli unsuru haline gelecektir. Ekonomik göstergeler ve tahminler de bunu
göstermektedir. (http://www.ecommerce.gov , http://www.oecd.gov)
İşletmelerin "internette" yer almaları konusunda danışmanlık veren ve anahtar
teslimi çözümler sunan birçok firma vardır. Ancak, sunulan teknolojik çözümler,
iyi bir iş stratejisiyle birleştiğinde başarılı olacaktır. Firmanızın sanal halini
internette kurmak için ana hatlarıyla şu adımları takip etmeniz size kolaylık
sağlayacaktır.
- İnternet üzerinde, sizinle benzer sektörde/sektörlerde hizmet veren firmalar
ve çalışma şekilleri, web/internet teknolojilerini nasıl kullandıkları konusunda
bilgi sahibi olmalısınız. Alta Vista, Yahoo gibi arama motorları kendi sektörünüzle
ilgili firmaların web sitelerine erişmenize yardım edecektir.
- Bilgi sahibi olduktan sonra, en önemli nokta "iş stratejisi" dir. Eğer, web'i
kendi ürünlerinizi elektronik ortamdan satabileceğiniz bir ortam olarak düşünüyorsanız
bunu "başta" belirtmelisiniz. Eğer, sadece "firmanızın tanıtımını" yapıp potansiyel
müşterilerle daha hızlı irtibata geçmek ve belki ürünlerinizle ilgili tanıtım
faaliyetlerini internete taşımak istiyorsanız stratejiniz daha değişik olmalıdır.
İki strateji arasındaki fark kuşkusuz ki bilgisayar ve iletişim altyapısı için
yapılacak harcamalardır.
- Bir firmanın internette yer almasının bazı "olmazsa olmazları" vardır. Bunlar,
i) firmaya ait kayıtlı bir alan adı ii) firmaya ait bir web adresi, ii) yazışmalar
için, içinde firmanın alan adı geçen bir e-mail adresi gibi. Bunlar, teknolojik
altyapının önemli unsurlarıdır.
- Firmanın iş hacmine ve büyüklüğüne bağlı olarak, tüm firma bilgilerini ya
işletmenizde bu işe tahsis edeceğiniz bir bilgisayarda tutmalısınız, ya da "web
sayfaları için ev sahipliği -web hosting-" yapan internet servis sağlayıcı firmalardan
bir web alanı kiralamalısınız. Bu web alanları sizin elektronik dükkanlarınız
olacaktır. Günümüzde internet servis sağlayıcıları, firmalar için alan adı almadan
başlayarak, web sayfası dizaynına ve firmaya özel e-posta adresleri tahsis etmeye
kadar her servisi vermektedirler ve bu konularda danışmanlık yapan kuruluşlar
da vardır.
- Firmanızın internet ortamında "adının duyurulması" için, birtakım arama motoru
ve katalog servislerine kayıt ettirilmesi gerekmektedir.
- Elektronik dükkanlardan satış yapmada bazı dikkat edilmesi gereken noktalar
vardır. Bu konuda "10 altın kurala"
ilerleyen kısımlarda erişebilirsiniz.
E-Ticaret ve E-İş işletmelerin iş stratejilerinde önemli değişikliklere yol açıyor
mu?
Bir çok geleneksel yapıdaki ve uzun süreli faaliyet gösteren şirketler, e-iş
ekonomisinde yer alabilmek için kendi işletme planlarında çok radikal değişikliklere
gidiyorlar. Bu, özellikle, yeni pazar şartlarına uyan daha esnek bir şirket yapısı,
ürün tanıtım ve satış çevrimindeki değişiklikler, elektronik iş konusunda servis
desteği verecek yeni elemanların şirket içinde istihdamı ya da bu konularda dışardan
firmalarla anlaşılması gibi konularda önemli değişikliklere yol açmaktadır. Doğal
olarak, şirketlerin kendi elektronik dükkanlarını açmak için, bilişim teknoloji
altyapılarını geliştirmek konusunda da stratejik değişiklikleri olacaktır.
Elektronik Ortamda para akışı nasıl oluyor?
Elektronik ortamda para akışı; kredi kartı ödemesi, doğrudan elektronik fon
transferi gibi tamamen elektronik ortam çözümleri şeklinde kendini göstermektedir.
Ayrıca, 1990'ların sonunda gündeme gelen siber para (cyber-cash) yöntemi de önümüzdeki
dönemlerde internet üzrindeki ticaretin önemli bir kısmını oluşturacaktır. Bu
kapsamda, elektronik çek, elektronik para (e-cash), elektronik borç alma/verme
gibi kavramların günlük hayatımızda daha sık görüneceğini söylemek mümkündür.
E-Ticaret ve E-İş sadece internet üzerinden mi yapılır?
Büyük ölçüde evet. Çünkü, internet teknolojileri ve internet iletişim altyapısı,
artık her türlü veri dolaşımı için de-facto standart haline gelmiştir. Ancak,
her türlü elektronik iletişim cihazının (faks, POS makineleri, kredi kartı, smart
card vb) kullanımı da, e-ticaret kapsamında değerlendirilebilir ve bu olanaklar
yıllardır kullanılmaktadır. Günümüzde, web arayüzlü elektronik dükkanlar (işyerleri)
doğal e-ticaret mekanlarıdır.
Web tabanlı ticaret neden iş yaşamında bu kadar etkin?
Bunu anlamak için, web üzerinden yapılan ticaret ve iş hacminin yıllar içindeki
gelişimine bakmak gerekir. Duke Üniversitesi (ABD) tarafından yapılan bir araştırmaya
göre, 1998 yılında Amerikan şirketlerinin % 24'ü internet üzerinden ürünlerini
satarken bu oran 2000'de %56'ya çıkmıştır. İnternet üzerinde dönen dijital ekonominin
hacminin 2003 yılında 1.8 ila 3.2 trilyon Amerikan Doları olacağının tahmin edildiğini
söylersek olayın boyutları daha iyi anlaşılır. ABD Ticaret Bakanlığı verilerine
göre, sadece bu ülkede, 2000 yılı ilk 3 ayında gerçekleşen elektronik (internet
üzerinden) ticaretin hacmi 5.3 milyar dolar'dır. (Kaynak : ABD Ticaret Bakanlığı,
Elektronik Ticaret Web Sitesi : http://www.ecommerce.gov). Öte yandan, artık İnternet
kullanımı sadece ABD'de değil, dünyanın diğer taraflarında da artmaktadır. Avrupa'da
olan e-ticaret hacminin 2002 yılı sonu itibarıyla ABD'yi geçeceği varsayılmaktadır
(Kaynak : Jupiter Communications, http://www.internetindicators.com/)
İnternet birçok alanda yaşamla iç içe. Bilgi erişim kaynakları önemli ölçüde burada.
İnternet kullanan nüfus arttıkça (Bkz
Bölüm 1) internet ekonomisi de paralel olarak artmaktadır. Çünkü, hayatlarının
önemli bir kısmında web'de gezinti (sörf, surfing) yapan ve bir çok hizmete web
üzerinden erişen büyük bir kitleden bahsediyoruz.
Elektronik Ticaretin dünya ve ülkemizdeki gelişimi nasıldır?
Sadece "çok hızlı" diyebiliriz. Global ekonomiden çok fazla pay alan e-ticaretin,
bazı görüşlere göre, 2002 yılı başından itibaren geleneksel ticari faaliyetlerden
daha etkin bir konuma geçeceğini bekleyebiliriz.
Hükümetler ve belli başlı ekonomik gruplar (Avrupa Topluluğu, OECD gibi) elektronik
ticaret konusunda hem yasal hem de teknik düzenlemeler konusunda çalışıyorlar.
1999'da, ABD'de elektronik ticaret hacminin tüm ticari faaliyetler içindeki oranı
%1 gibi küçük bir miktar. Ancak, bu oran birkaç ayda bir katlanarak artmakta ve
sürekli olarak, uzmanlarca öngörülen değerlerin üzerine çıkmaktadır.
Ülkemizde ise, şu an için elektronik ticaretin boyutlarıyla ilgili sağlıklı
bir veri ve yapılmış bir araştırma yoktur. Ancak, internet üzerinden elektronik
bankacılık ve sanal marketler üzerinden on-line alışveriş merkezi uygulamaları
başta olmak üzere, seyehat rezervasyonları, elektronik eşya satışı vb gibi konularda
ciddi bir elektronik ticaret pazarının oluşmaya başlama sinyalleri verdiğini söyleyebiliriz
(Mayıs 2000).
E-İş ve E-Ticaret ile birlikte oluşan yeni iş imkanları ve modelleri nelerdir?
İnternet üzerinde para kazanmanın iki temel yolu var :
1- Bir ürünü ya da servisi web sitesinden doğrudan satmak. Burada, doğrudan
satış yapılabilecek bir mekanizma oluşturulabileceği gibi, önce insanlara bir
ürün ya da servis hakkında bilgi verip daha sonra onları, bunların satıldığı yere
yönlendirmek şeklinde bir yaklaşım da izlenebilir. İkinci yöntem daha fazla tercih
edilmektedir. Günümüzde, büyük işmerkezleri benzeri (Akmerkez, Capitol, Zafer
Plaza gibi) oluşumlar internette de vardır. Büyük ölçekli sanal iş merkezleri,
alışveriş ve tanıtım altyapısını hazırlayıp buraları şirketlere kiralamaktadırlar.
2- Hazırlanan bir web sitesine (içeriğin popüler olması lazım!!!) olabildiğince
çok sayıda ziyaretçi çekmek ve onlara bedava bilgiler, programlar vb sunmak. Ziyaretçi
sayısı fazla olduğunda, sayfalardaki bazı yerler reklam amaçlı olarak satılabilir.
Genel olarak, her iki yöntemin de çok fazla para kazanma riski içermediğini
söyleyebiliriz. Bu sebeple, internet üzerinden para kazanma amacına dönük yeni
fikirler kolayca denenebilir ve eğer tutmazsa, çok ta fazla birşey kaybetmiş sayılmayız.
E-iş ve E-Ticaret, sermayesi 50 dolar olan bir şirketle, 50bin dolar olan bir
şirketi özellikle ürün tanıtımı ve reklamcılık konusunda, web üzerinde, neredeyse
eşit konuma koyabilmektedir. Böylece, müşteri isteklerini iyi analiz eden ve sanal
dükkanlarını iyi hazırlayan şirketler parlak başarılar kazanabilmektedirler. İnternetin
ve e-ticaretin kısa geçmişi, bu konuda başarılı örneklerle (success story) doludur.
Yeni gelişmekte olan e-ticaret ve e-iş imkanları; parlak fikirler ve akılcı reklam/pazarlama
stratejileri ile büyümektedir. İnternette, insanların çok rağbet gösterdikleri
bir konuda bir web sitesi hazırlayıp daha sonra bu siteye alınan reklamlarla hatırı
sayılır gelirler elde etmek olasıdır. Hedef, "daha çok insana erişmek" olduğuna
göre, birçok insanın ziyaret ettiği popüler siteler, doğal olarak, ürün tanıtım
reklamları vermede çok tercih edilir olmaktadırlar. Ayrıca, bu tip siteler, zaman
zaman astronomik ücretlerle satılmaktadırlar. Ancak, yeni bir sitenin popüler
olması en az 6 ay civarında bir zaman gerektirir.
Elektronik Ortam ve İnternet; e-iş ve e-ticaret için ne kadar güvenli?
İnternet üzerinde dolaşan bilgi paketleri, bir takım güvenlik protokolleri
yardımıyla "şifrelenerek" gönderilir. Bunlardan en popülerleri SSL (güvenlikli
web oturumu ve karşılıklı bilgi değiş-tokuşu) ve SET (kredi kartı uygulamaları)
dir. SSL (Secure Sockets layer) ve SET (Secure Electronic Transaction) sayesinde,
bilgi güvenli bir şekilde "sadece" doğru kişiye iletilir ve bilgiyi gönderen bilgisayar
ile alan bilgisayar arasında güvenli bir veri iletişimi kurulur.
Böylece, kredi kartı numarası, isim, adres vb gibi bilgiler güvenli olarak
iletilir. İnternet üzerinde alışveriş yapılan tüm merkezlerde alışveriş yapılırken
bu tip güvenlik sistemleri kullanılır. 128 bir şifreleme algoritmaları kullanan
bu sistemler, e-ticaret için gerekli "güvenli iletişim" ortamını sağlarlar.
SET ve SSL Nedir?
SSL (Secure Sockets Layer), ağ üzerindeki web uygulamalarında güvenli bilgi
aktarımının temini için (bilginin doğru kişiye güvenli olarak iletimi), "Netscape"
firması tarafından geliştirilmiş bir program katmanıdır (program layer). Burada,
bilgi iletiminin güvenliği, uygulama programı (web browser, HTTP) ile TCP/IP katmanları
arasındaki bir program katmanında sağlanmaktadır. SSL, web sunucularına (Apache
vb), bir modül olarak yüklenir ve böylece web sunucuları güvenli erişime uygun
hale gelir.
SSL, hem istemci (bilgi alan) hem de sunucu (bilgi gönderen) bilgisayarda bir
doğrulama (authentication, iki bilgisayarın karşılıklı olarak birbirini tanıması)
mekanizması kullanır. Böylece, bilginin doğru bilgisayardan geldiği ve doğru bilgisayara
gittiği teyit edilir.
Bilgisayarların birbirlerini "tanıma" işlemi, açık-kapalı anahtar tekniğine
(public-private key encryption) dayanan bir kripto sistemi ile sağlanır. Bu sistemde,
iki anahtardan oluşan bir anahtar çifti vardır. Bunlardan açık anahtar (public
key) herkes tarafından bilinebilen ve gönderilen mesajı "şifrelemede" kullanılan
bir dijital anahtardır. (Burada anahtar'dan kasıt, aslında bir şifreleme -kriptolama-
algoritmasıdır. Bu algoritma (yani, anahtar) kullanılarak gönderilecek bilgi şifrelenir).
Ancak, açık anahtar ile şifreelenen mesaj sadece bu anahtarın diğer çifti olan
"kapalı anahtar" (private key) ile açılabilir (deşifre edilebilir). Kapalı anahtar
da, sadece sizin bildiğiniz bir anahtar olduğundan, mesaj güvenliği sağlanmış
olur. Örnek olarak, size mesaj göndermek isteyen birine kendi açık anahtarınızı
gönderirsiniz. Karşı taraf bu anahtarı kullanarak mesajını şifreler ve size gönderir.
Şifrelenen mesajı, sadece sizde olan ikinci bir anahtar (kapalı anahtar, private
key) çözebilir ve bu anahtarı sadece siz bilirsiniz.
SSL, web sunucusunu tanımak için, dijital olarak imzalanan sertifikalar kullanır.
Sertifika, aslında, o organizasyon hakkında bazı bilgiler içeren bir veri dosyasıdır.
Aynı zamanda da, kuruluşun açık-kapalı anahtar çiftinin "açık" anahtarı da sertifika
içinde yer alır. Sunucu sertifikası da, o sunucuyu işleten kuruma ait bilgiler
içeren bir sertifikadır. Sertifikalar, "güvenilir" sertifika kuruluşları tarafından
dağıtılır (VeriSign gibi).
İstemci bilgisayar, SSL destekleyen bir sunucuya bağlandığı anda, (bu, https://
ile başlayan URL satırları ile gerçekleşir) doğrulama işlemi başlar. İstemci,
kendi açık anahtarını sunucuya gönderir. Sunucu ise, bu anahtarı kullanarak şifrelediği
bir mesajı istemciye geri gönderir. Bir sonraki adımda istemci sadece kendinde
olan kapalı (private) anahtarı kullanarak gelen şifreli mesajı çözer ve sunucuya
geri gönderir. Mesajı alan sunucu ise, bunu kendisinin gönderdiği orijinal mesaj
ile karşılaştırır ve eğer iki mesaj "aynı" ise "doğrulama" işlemi başarıyla tamamlanmıştır
ve sunucu bu noktadan itibaren "doğru bilgisayarla/kişiyle" iletişimde olduğunu
anlar. Daha sonra sunucu istemciye o an gerçekleşen web oturumunda kullanılacak
tüm önemli anahtarları gönderir ve güvenli iletişim başlar.
Anahtarlar üretilirken kullanılan bazı popüler algoritmalar olarak, DES (Data
Encryption Standard), RSA, IDEA verilebilir. Bunlardan RSA'nın RC4 algoritması
(128 bit şifreleme olarak) Netscape ve Internet Explorer'da da kullanılan bir
algoritadır.
SET (secure Electronic Transaction), elektronik ticarette, internet üzerinde
güvenli bilgi aktarımını sağlamak amacıyla aralarında VISA, MasterCard ve IBM'in
de olduğu kuruluşlar tarafından geliştirilen bir protokoldür. SET, özellikle on-line
(gerçek zamanda) kredi kartı bilgileri iletimi için geliştirilmiş bir standarttır.
SET, kredi kartı ile yapılan online ödemelerde, bilgilerin internet üzerinden
aktarımında gizlilik ve güvenlik entegrasyonunu sağlar. SET protokolü sadece müşteri
(ürün siparişi veren kredi kartı sahibi) ile sanal dükkan (e-dükkan) ve kredi
kartı şirketi arasındaki ödeme fazını şifreler.
SET ile, ödeme işlemine taraf olan herkes (müşteri, dükkan sahibi, kredi kartı
şirketi), birbirlerini tanırlar (teşhis ederler, authentication) ve bu ispatlanabilir.
"Tanıma" işlemi, SSL'dekine benzer bir dijital sertifikasyon sistemi ile yapılır.
Yani, ödeme fazına dahil bütün taraflar kendi kimliklerini belirten dijital bir
sertifika kullanır.
İşletmem için e-iş ve e-ticaret uygulamalarına girmek, ne kadarlık bir yatırım
gerektirir? Ne kadar zamanda sonuçlanır?
e-iş ve e-ticaret, yeni pazarlara erişmek ve mevcut işi geliştirmek için mutlaka
yapılması gereken "iş yapma" standartlarıdır. Hükümetlerin ekonomi programları,
e-ticaretin çok yaygın ve baskın kullanılacağı gerçeğini ortaya çıkarmaktadır.
Bu noktadan hareketle, kolayca denilebilir ki, işletmeler elektronik ortamda şirketlerini
temsil etme (web sayfası açma) ve servislerini web üzerinden kullanıma açma işini
çok ciddi olarak düşünmek zorundadırlar. Özellikle, e-iş (e-business), yeni "işbirlikleri"
ve "pazarlar" için sunduğu imkanlar ile yeni stratejiler ve iş modelleri ortaya
çıkarmaktadır. Bunun temelinde de, firmaların internet ortamında bulunması (web
sayfası, açık iletişm kanalları, e-posta kullanımı gibi) yatmaktadır. İlk etapta,
bunun, olmazsa olmaz bir olgu olduğu gerçeğini ortaya koymak gereklidir. Yapılacak
yatırım (harcanacak para, kurulacak servisler vb) doğal olarak ciddi bir fizibilite
çalışması gerektirir. Söz gelimi, eğer e-ticaret yapmak istiyor ve bunun, satışlarınızın
önemli bir kısmını oluşturmasını arzuluyorsanız, nesne tabanlı, genişlemeye müsait
ağ sistemleri oluşturmalısınız. Öte yandan, kuruluşlara ve kişilere, bir ön yatırım
mailyeti gerekmeden "sanal dükkan" kiralayan sistemler de (ülkemizde ve dünyada)
gelişmeye başlamıştır. (Yahoo Store benzeri oluşumlar). İşinizin büyüklüğüne ve
stratejinize göre, bu tip alternatifleri değerlendirmek te yararlı olabilir.
Hangi tür işler internet üzerinden e-iş ve e-ticaret uygulamalarında idealdir?
Her iş ve servis için internet üzerinden çalışacak satış kanalları oluşturulabilir.
Emlakçılıktan çiçekçiliğe, kitap satışından araba satışına, açık arttırmalara
kadar pek çok uygulama alanı vardır. Web üzerinden hemen hemen herşeyin ticaretinin
yapıldığını söylesek fazla abartmış olmayız. Ancak, özellikle bilgisayar ürünleri,
kitaplar ve magazin dergileri, müzik, video ürünleri ve diğer eğlence pazarı ürünleri,
abonelik bazlı servis veren yerler e-ticaret içinde en çok ciroya sahip alanlar
olarak göze çarpmaktadır.
Aslında e-ticaret uygulamalarının ilk (ve hala en popüler) örneklerinden biri
de, web üzerinden bilgisayar programı satışıdır. (shareware program stratejisi-kullan,
beğenirsen öde-).
Belli bir ürünü ya da hizmeti satan bir şirketi internet üzerinde nasıl bulur
ve onunla nasıl temasa geçerim?
Web sayfası olan şirketler mutlaka kendilerini popüler arama motorlarına (Alta
Vista gibi) kaydettirmişlerdir. Buralardan firma adına ya da faaliyet alanına
göre arama yapmak işe yarayabilir bir yöntemdir. Öte yandan, aradığınız ürün ya
da hizmet ile ilgili, varsa, tartışma grupları (news groups), çok hızlı sonuç
alabileceğiniz bir diğer mekanizmadır. Ulusal arama motorları ve katalog servisleri
de (online firma rehber servisleri gibi) denenebilecek diğer yollardır.
İnternet bankacılığı nedir? Ne gibi kolaylıklar sağlar?
Bankalar, gerçek anlamda elektronik bankacılığa geçtikten sonra, kişisel bankacılık
hizmetlerine (herkesin kendi bankacılık işlemlerini kendisi yapması) ATM para
çekme makinaları ile 1980'lerin sonlarına doğru geçtiler. ATM'lerde, banka müşterisine
verilen bir elektronik banka kartı yardımıyla, hemen hemen bütün temel bankacılık
işlemleri yapılır. Bunun bir uzantısı olarak, kişisel bankacılık hizmetleri, 1995'lerde
"telefon" bankacılığı ile tanıştı. Hesaplara "telefon" yardımıyla otomatik erişmek
ve işlemler yapmak mümkün hale geldi. Bunun sonraki aşamasında ise, özellikle
1998'lerden sonra, internet bankacılığı ortaya çıktı. SSL gibi güvenlik sistemleri
kullanan web sunucularında servis veren bankalar, müşterilerine kendi hesaplarına
web gözatıcıları (netscape, internet explorer gibi) kullanarak erişme imkanı sunmaya
başladılar. SSL sayesinde banka müşterisi (kendine ait müşteri numarası ve şifresini
kullanarak) kendi hesaplarına (interaktif hesap) güvenli bir şekilde erişip, kendisi
ile banka arasında kurulan "güvenli web oturumunda", para çekme dışındaki bütün
bankacılık hizmetlerini kendi başına yapabilmektedir. Hesaplar arasında havale,
EFT, kredi kartı ödemesi, otomatik ödeme talimatları, döviz alım satımı, hatta
bazı bankaların "Yatırım" kanalları kullanılarak fon alım satımı, borsada hisse
senedi alma/satma gibi birçok hizmetler günümüzde internet bankacılığı kavramın
içinde yeralmakta ve hergün artan sayıda kişi bu servislerden yararlanmaktadır.
2000'li yıllardan itibaren ise, WAP protokolü kullanarak "cep telefonları"
kullanılarak WAP Bankacılığı başlamıştır. Bu sistemde, yukarıda tanımlanan tüm
bankacılık hizmetlerine "WAP destekleyen cep telefonlarından" menüler yardımıyla
erişmek mümkündür.
Sanal Para Nedir?
e-para, tam olarak, kullandığınız bilgisayarın sabit diskinde sizin adınıza
bulunan, ve internet üzerinde yaptığınız alışverişlerde harcayabileceğiniz paradır.
Siz harcama yaptıkça, harcadığınız miktar toplamdan düşülür. e-para kullanımı
pek yaygın değildir. Ancak, gelecekte sık kullanacağımız bir araç olabilir. Aşağıdaki
satırlar bazılarımıza şu an bir fantazi gibi gelebilir.
Temel olarak, gidip, e-para servisi veren bir bankadan, kredi kartımızla ya
da peşin ödemeyle, bir miktar e-para alıyoruz. Daha sonra, banka bu miktarı bizim
bilgisayarımıza transfer ediyor.Internet üzerinde bir alışveriş yaptığımızda da,
eğer burada e-para geçiyorsa, sipariş formunda e-para ile ödeme yapılacağını belirtiyoruz.
Miktar otomatik olarak bilgisayarımızdaki miktardan düşülüyor. Bütün bu işlemler,
e-para servisi veren bankamızdan da kontrol ediliyor. Bazı uygulamalarda, e-para
ödemesi doğrudan bankadan yapılıyor. Bu durumda, size bir e-posta mesajı ile,
ilgili siparişi alıp almayacağınız soruluyor. Böylece, alışverişlerde, fiziksel
olarak alışageldiğimiz "para dolaşımı" ortadan kalkıyor.
En popüler 3 dijital para sistemi şunlardır : Digital
Cash (http://www.digicash.com), Cyber
Cash (http:www.cybercash.com) ve First
Virtual (http://www.fv.com). Ilgili yerlere web listeleyicinizle bağlanıp
daha ayrıntılı bilgiler alabilirsiniz. Tüm dünyada, e-para kabul eden banka sayısı
ise hızla artmaktadır.
Ayrıca, elektronik çek kullanımı, elektronik borç alma gibi "değişik uygulamalar"
için de, dünyanın önde gelen finans kuruluşları ve internet teknoloji şirketleri
çalışmalar yapmaktadır. E-ticaret hacmi geliştikçe, bu kavramların da kullanım
bulacağını bekleyebiliriz.
E-Dükkan (E-Store) Nedir?
İnternet üzerinde her türlü ürünün satıldığı özel tasımlanmış web sitelerine
e-dükkan denir. Bu sitelerin ilk giriş sayfaları, e-dükkanın vitrini gibi düşünülebilir.
e-dükkanlarda; ürünlere ait bilgiler (resimleri, fiyatları, özellikleri), müşteri
destek bilgileri (sıkça sorulan sorular, ürün şikayeti iletme, müşteri anketleri),
yeni ürünler, promosyonlar ve tabii ki, kredi kartı ödeme sistemleri (kasa) bulunur.
e-dükkanların web sayfa tasarımları olabildiğince sade, kolay gezilebilir özelliklerde
ama aynı zamanda renk/yazı/bilgi akışı özelliklerinin dikkatlice kullanıldığı
şekillerde olmalıdır.
İnternet üzerinde ürün tanıtımı ve reklamcılık uygulamaları nasıl yapılmaktadır?
Web'de dükkan açan firmalar, genellikle, ilk adım olarak normal ürün tanıtımı
ve satış kataloglarını (basılı broşür) web'e (e-dükkan) koyarak elektronik ürün
tanıtımlarını yapmaya başlarlar. Ancak, internetin etkileşimli yapısı, bu yaklaşımı
çok tehlikeli kılmaktadır. Çünkü, web sayfaları arasında gezinen biri nasıl tek
bir tıklamayla bir siteye gelebiliyorsa, yine tek bir tıklamayla buradan kolayca
gidebilir. Web üzerinde ürün tanıtımı ve reklamcılık uygulamalarında, bu etkileşimin
önemi her zaman gözönüne alınmalıdır. Ayrıca, web üzerindeki alışverişlerde, kitlesel
beğeni ve tercih yerine, bireysel beğeninin ön plana çıktığını görmekteyiz. Bireyi
birebir yakalayacak, anında etkileşimli olarak her türlü bilgilendirme isteğini
yerine getirecek akıllı sistemler, web üzerinden ticarette en önemli ürün tanıtımı
ve reklamcılık stratejilerinni oluşturmaktadır.
Sitenin biçimsel tasarımı, ilk anda, gelen müşteriye önemli ipuçları verecektir.
Çok büyük hacimli resimler, yüklenmesi zor Java uygulamaları ve standart olmayan
(sadece belli bir browser için düşünülmüş) tasarımlar sitenizin dolaşılmasını
zorlaştıracağı için, gelen potansiyel müşterileri hemen kaçırtacaktır. Sade bir
site tasarımıyla (en çarpıcı etkiler böyle verilir) ilk aşamayı başarıyla geçer
ve ziyaretçilerin ürünlerinizle ilgilenmesini sağlayabilirsiniz. İkinci olarak,
içerik tasarımı gelir. Sitenize koyduğunuz ürünler ve bunlarla ilgili yeterli
bilgi koyup koyup koymadığınız; satın alma konusunda basit adımlarla müşteriyi
yönlendirip yönlendiremediğiniz büyük önem taşır.
Sitenize gelen ziyaretçi ne kadar çok farklılık görüyorsa ve ne kadar kolayca
sitenizi dolaşabiliyorsa ve tabii ki ne kadar çok beklentilerine cevap bulabiliyorsa
o kadar başarılı bir imaj yaratmışsınız demektir. Ürün farklılığı, markanın öne
çıkarılması gibi klasik pazarlama ve satış stratejileri, web'in dinamik yapısı
ile kolayca birleştirilebilir ve müşteri bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi
en üst düzeyde yapılabilr.
"Banner" olarak tabir edilen web reklamları genelde tanıtılan ürünün görüntüsünün
(düz resim ya da, hareketli (animated) gif resmi) çok ziyaret edilen web sitelerine
konmasıyla yapılmaktadır. Web reklamlarının en cazip tarafı ziyaretçilerin reklam
karşısında ilgi duyduğunu belirtmek veya bilgi talep etmek için tek yapması gereken
ekrandaki ilgi duyduğu kısmın imajlarına tıklamak. Telefonla aramak veya ürünün
örneğini gidip yerinde görmek gibi zahmetli işlere kalkışmıyor. Reklam, halkla
ilişkiler ve satış etkileşimli bir ortamda (web) aynı anda gerçekleşmektedir.
Arama Motorlarında "üstlerde" nasıl yer alabilirim?
Arama motorları (search engines), insanların internet üzerinde bilgi aramak
(bu arada, belli bir ürünü ya da servisi de aramak) istediklerinde kullandıkları
en önemli mekanizmalardan biridir. Bu motorlardan herhangi birini (söz gelimi,
Alta Vista ya da Lycos) kullananlar bilirler, bir anahtar kelime girilip "Ara"
(Search/Find) dendiğinde, karşımıza bazen milyonlarca cevap (web bu anahtar kelime
ile ilgili web sayfalarının adresleri) gelebilmektedir. Arama kriterleri ile oynayıp
(advanced search) arama aralığı daraltılsa da, yine de cevap sayısı çok fazla
olmaktadır. Arama motorları ise, gelen cevaptan belli bir sayıya kadar olanları
listelemektedir (genellikle birkaçyüz tane). Bu yüzden, arama sonuçlarında en
üstlerde yer alan web sayfalarının aramayı yapan kişi tarafından "öncelikle" ziyaret
edileceğini söyleyebiliriz. Dolayısıyla, anahtar kelimeleri düzgün tanımlanmış
ve hazırlanırken belli basit kurallara uyulmuş web siteleri, anahtar kelime tabanlı
aramalarda üstlere yakın yerlerde olacaktır. Yahoo'nun 1999 rakamlarıyla ayda
16 milyondan fazla ziyaretçi çektiğini düşünürseniz, arama motorları üzerinden
bilgi arayıp web sitelerinin adreslerini bulan milyonlarca internet kullanıcısından
bahsedebiliriz. Hazırladığınız web sitesinin arama motorlarında "üstlerde" yer
alması konusunda, aşağıdaki taktikler size bir miktar yardımcı olacaktır :
1) Anahtar kelimelerin uygun seçilmesi gereklidir. Web sayfaları hazırlanırken,
her sayfada, "META" komutu kullanılarak, sayfa ile ilgili anahtar kelimeler listelenir.
Arama motorlarının bir sayfayı ziyaret ettiklerinde kontrol ettikleri en önemli
yer burasıdır. META belirteçleri, <HEAD> ...... </HEAD> içinde verilir
ve kullanımı şöyledir :
<META name="keywords" content=" kelime1, kelime2, kelime3, kelime4, ... " >
Burada, kelime1, kelime2, kelime3 ...., içerik ile ilgili seçilmiş anahtar
kelimelerdir ve aralarına virgül konarak yazılır. Arama motorları genelde sadece
belli sayıda anahtar kelimeye bakarlar ve sonrasını ihmal ederler. Bu sebeple,
iyi seçilmiş ve az sayıda (5-6 tane) anahtar kelime kullanmak yeterlidir. Anahtar
kelime seçiminde, sitenin içeriğine uygun kelimeler seçilmesine dikkat edilmelidir.
2) Web Sitesinin adının ve tanımının düzgün yapılması gereklidir. Sayfa isimlendirilmesinde
Türkçe/İngilizce tanım kullanılacaksa bilgiler de buna uygun olarak girilmeli.
Arama motorları, sayfa ismi ve tanımını belirten META belirteçlerini de indekslerler.
Anahtar kelime bilgiren META belirteci gibi bunlar da, <HEAD> tanımlaması
içinde verilir ve kullanımları şöyledir :
<META name="description" content=" XYZ Şirketi Web Sayfaları / XYZ Corporation
Web Pages" >
Burada, sayfa içeriğini tanımlayan bilgiler yer alır. Benzer şekilde, bu alanın
da çok uzun tutulmaması gerekir.
HTML konusunda daha ayrıntılı bilgilere, "Web Sayfası Hazırlama" kısmından
erişebilirsiniz.
3) Bazı arama motorlar, indeksledikleri sayfaların içeriklerinin bir kısmını
da, yazıda geçen kelimelere göre dikkate alabilmektedirler. Bu yüzden, anahtar
kelimelerin, anlatımı bozmayacak şekilde metin içine serpiştirilmesi de arama
motorlarının o anahtar kelimeler için sayfalarınızı daha yüksek bir oranla indekslemelerini
sağlayacaktır.
4) En önemli noktalardan biri de, sitenizi kayıt ettireceğiniz arama motorları
ve katalog servislerinin seçimi. Yüzlerce arama motoru olsa da, bunlardan sadece
8 tanesi toplam trafiğin yaklaşık %99'unu oluşturmaktadır. Bunlar,
Yahoo,
http://www.yahoo.com/
Altavista, http://www.altavista.com/
Excite, http://www.excite.com/
MSN, http://www.msn.com/
Web Crawler, http://www.webcrawler.com/
Infoseek, http://www.infoseek.com/
Hotbot, http://www.hotbot.com/
Lycos, http://www.lycos.com/
Ayrıca, tüm arama motorlarının katalog servisleri de vardır. Sayfalarınızı
uygun başlık altına kaydettirmek (Yahoo kategorileri gibi) de önem taşır.
Yerel arama motorları da (arabul.com, netbul.com gibi), özellikle ulusal pazara
dönük içerikleri bulmada iyi başlangıç noktaları olmaya başlamıştır. Buralara
da web sayfa adreslerinizi kaydettirmek işe yarayacak bir yöntemdir.
5) Sayfalarınızı kaydettirdiğiniz arama motorlarını ve katalog servislerini
düzenli aralıklarla kontrol edip arama sonuçlarındaki pozisyonunuzu (sıranızı)
belirlemeniz ve buna göre gerekiyorsa ufak değişikliklere gitmeniz de gerekmektedir.
6) Tüm burada anlatılanlar konusunda yol gösterici programlar da var. Bu programlarla
ilgili olarak, "site promoter" ve benzeri anahtar kelimeleri arama motorlarına
girerek daha ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz.
Portal site nedir?
Portal Site; web üzerinde bulunan "önemli" sitelerin belli bir gruba göre sınıflandırılmış
olarak sunulduğu web siteleridir. Portal siteler tasarlanırken, içerik seçimi
(hangi sitelerin kendi alanlarında en iyi, yani "önemli" olduğu) o siteyi diğer
portallar arasında ön plana çıkartabilmektedir..
Bir başka değişle, portal sitelere, internete giriş ve bilgi sorgulama için
kullanılabilecek "başlangıç noktaları" gözüyle bakabiliriz. Zaten, portal siteler
de kendilerini, internete giriş kapıları olarak tanımlamakta ve kendi adreslerinden
internette sörf yapmaya başlayıp aradığınız her yere ulaşacağınız sloganını kullanmaktadır.
Yahoo (http://www.yahoo.com), portal sitelerin ilk ve en önemli örneklerindendir.
Günümüzde, geniş kitlelere servis veren "günlük dergi ve gazeteler", internet
servis sağlayıcıları, önemli yazılım ve donanım siteleri, arama motorları gibi
yerler birer portal konumuna dönüşmüşlerdir. İyi tasarlanmış ve içerdiği başlangıç
noktaları ve bilgi grupları dikkatli seçilmiş portal siteler, gerçekten de internet
kullanıcılarına büyük kolaylıklar sağlar. Yoksa, bilgi denizinde boğulmak içten
bile değil...
E-İş ve E-Ticaret için sanal ortam etik kuralları
E-İş ve E-Ticaret internet üzerinde olduğu için, en genelde internet kullanım
etiğine uymak gerekir. Özetlemek gerekirse;
1) Birçok kişi ve şirket, insanların e-posta adreslerine kendi şirket tanıtımlarını
göndererek reklam yaptıklarını sanmaktadır. e-posta adresi, internet kullanıcısının
kendine ait bir özelliğidir ve izinsiz kullanılmamalıdır.İnsanların e-postalarına
gereksiz şeyleri postalamak "spam" diye tabir edilen ve internet kullanım etik
kurallarına uymayan bir davranıştır.
2) Kendi veritabanınızda bulunan e-posta adreslerini hiç bir şekilde başkalarının
kullanımına sunmayın. Eğer bu e-posta adreslerine promosyon amaçlı herhangi bir
ürün reklamı ya da benzeri şey göndermek isterseniz, ilk e-posta kaydı sırasında
bunu kullanıcıya teyit ettirin.
3) Elektronik iletişim, "sanal" olsa da, sonuçta insanlar arasında olan bir
faaliyet. Bu sebeple, normal hayatta tasvip etmediğiniz hiçbir şeyi bu ortamlarda
da yapmayın.
4) Ticari etik kurallarına elektronik ortamda da uyun. Ürün ve hizmetlerin
fiyatları, ürün teslim sürelerine riayet, müşteri bilgilerinin mahremiyeti gibi
konulara çok dikkat edin.
E-Ticaret ve Halkla İlişkiler
Halkla İlişkiler, büyük ölçüde, müşterilerin her türlü sorunlarına (hem ürün
satın alan, hem de ürün almayan, sadece dükkanınızı dolaşan) tatmin edici cevaplar
verebilmek ve onlarla her türlü diyaloğu verimli bir şekilde devam ettirmek, insanları
ürünleriniz ve şirketiniz konusunda bilgilendirmek böylece tanınmışlık oranınızı
arttırmak anlamına gelir. Bunun için, ilk anda, yukardaki konularda insanların
ilk aklına gelebilecek soruları saptayıp (tahmin edip) bunlara kısa, öz ama tatminkar
cevaplar yazıp ilgili dökümanı, herkesin kullanımına sunabilirsiniz. Söz gelimi,
dükkanınıza gelen bir müşteri, ürünleriniz hakkında sorular sorabilir, firmanızı
daha yakından tanımak isteyebilir, güvenilirliğiniz ve on-line alış-veriş konusunda
şüpheleri vardır. Bütün bunları, önceden hazırladığınız bilgilerle cevaplayıp
böylece e-dükkanınıza gelenlerin gözünde güvenilirliğinizi arttırabilirsiniz.
Ürün şikayetleri (sattığınız şey bozuk/çalışmıyor), satış/ödeme sorunları (kredi
kartı kullanımı, teslimat süreleri), satış sonrası ilgi ve servis e-dükkanlara
gelen müşteriler için ilk anda dikkate alacakları konular olacaktır. Ayrıca, ziyaretçilere
kısa anketlerle fikirlerini sorup belki sonra onlara otomatik oluşturulan bir
e-posta mesajı ile cevap vermek ve teşekkür etmek e-dükkanınızı ziyaret edenleri
önemsediğinizi gösterir ve kesinlikle olumlu puan kazanırsınız.
İnternette Pazar Araştırması ve Pazarlama
Internetin normal iletişim kanallarına göre en büyük avantajı çok ucuz olması.
Yüksek kiralar ödemeden ve harcamalar yapmadan tüm dünyaya erişebilirsiniz. Web'de
pazarlama, sitenize (e-dükkan) gelen müşterilere ürünlerinizin tanıtımını iyi
yaparak cezbetmekle olur. Ancak, ürün tanıtımı olarak, -çok bilgilendirici bile
olsalar- tonlarca yazı içeren sıkıcı dökümanlar ya da -çok güzel bile olsalar!-
-görüntülenmesi dakikalar süren büyük hacimli resimler ve standart olmayan web
uygulamaları (sadece tek tip browser'da görülebilen sayfalar, veya özel plug-in'ler
gerektiren animasyon ya da filmler gibi) inanın ki pek kimseyi cezbetmeyecektir.
Önemli bir nokta olarak, ürünlerinizi tanıtmak için "spam mail" kullanmayın.
Yani, ürünleriniz hakkındaki tanıtımları ve her türlü şeyi e-mail yolu ile, insanlara
rastgele göndermeyin. Herkes, postakutusunda bu tip mailler bulmayı "rahatsız
edici" saayr ve bu hem etik kurallara aykırıdır hem de suçtur. Ayrıca, böyle pazarlama
stratejileri firmanızın ciddiyetini sıfıra indirir. Bunu da düşünmek lazım.
İnternette gerçek zamanlı bir iletişim söz konusu olduğundan, müşteriler sıkılırlarsa,
kolayca, tek bir fare tıklamasıyla dükkanınızdan çıkar gider. e-müşteriler, asla
pasif konumda değildir. Bunu unutmayın. Müşteri çekmek, aynı klasik dükkanlarda
olduğu gibi,güzel görünen vitrinlerle (web sayfaları) ve de müşteriye sağlayacağınız
güvenle olacaktır. Periydik indirimler, kampanyalar, promosyonlar da yapabilirsiniz
(Unutmayın!!! Ticaret Yapıyorsunuz, kurallarına göre oynayın..)
Müşterilerinizin, sattığınız ürünlerden ve verdiğiniz servislerden ne kadar
tatmin olduğunu kolayca anlamak mümkündür. Web teknolojisi size, ziyaretçileriniz/müşterileriniz
konusunda her türlü bilgiyi elde edebileceğiniz imkanlar sunar. Gelen ziyaretçilerin
profili (cinsiyet, yaş, yaşadığı yer vb) kolayca çıkartılabilir. Ancak, müşteriler/ziyaretçiler
akkındaki bilgiler, onlara uzun formlar doldurtarak ya da bu bilgileri onlardan
e-posta yoluyla isteyerek olmamalı. Emin olun, ya hiç kimse cevap vermez ya da
önemsiz miktarda cevap alırsınız. Bunun yerine, sayfalarinizda periyodik aralıklarla
değişen 2-3 anket sorusu (hatta en iyisi tek bir soru!) sorabilirsiniz. Bunların
cevapları da, tabii ki çoktan seçmeli olmalı. Ziyaretçi, 3-4 seçenekten kendine
uyanı fareyle "tık"layıp seçebilmeli. Web'de sörf yaparken, fare ile "tık"lamak
insanların her zaman hoşuna gider ve boşluk doldurmaya (klavye kullanarak birşeyler,
form vb doldurmak) tercih edilir.
Ayrıca (eğer varsa) sitenizin reklamını verdiğiniz yerlerden (reklamı görüp
etkilenen ve reklamın üzerini tıklayarak size ulaşan) kaç kişinin geldiğini de
tespit edebilirsiniz. Böylece, reklam verdiğiniz yerler konusunda seçme kriterleri
oluşur elinizde.
En fazla hangi ürünlere talep olduğu, bir müşterinin dükkanınızda ne kadar
süre kaldığı, dükkanınıza girerken kullandıkları bilgisayarın ve web gözatıcısının
belli başlı özelliklerinin neler olduğu gibi birçok bilgiye de erişmek mümkün.
Tabi, böyle stratejik bilgiler elde ettikten sonraki adımda, bunları dikkate
alan e-dükkan düzenlemeleri yapmak, strateji revizyonlarına gitmek gibi konulara
eğilmek gerekir.
İnternet üzerinden ürün satarken uygulanacak 10 altın kural
E-Ticaret ve E-İş, kendi işini kurmak isteyen girişimciler için yeni fırsatlar
oluşturmaktadır. Küçük girişimciler, web üzerinde açtıkları e-dükkanlarda farklı
ürünler satabilmekte, danışmanlık hizmetleri verebilmekte ya da 2000'li yılların
popüler konusu olmaya aday, "bilgiyi arama ve işine yarayan kişiyle buluşturma"
yani "bilgi danışmanlığı" yapabilmektedirler. Aşağıda, web üzerinde e-iş, e-ticaret
uygulamaları yaparken ve e-dükkan açarken ilk anda dikkat edilmesi gereken bazı
unsurlar özetlenmiş durumda. Bu bilgiler, http://store.yahoo.com/
adresindeki dökümanlardan yararlanarak düzenlenmiştir.
1) İlk kural, tabii ki çok çalışmak! Unutmayın ki, bir lise öğrencisi, büyük
bir şirketten daha iyi ve çekici bir web sayfası yapabilir. Bu yüzden, internet
üzerinden servis veren şirketlerin büyüklükleri, dükkan vitrini sayılan web sayfaları
sözkonusu olduğunda, o kadar da önemli değildir!
Ürün tanıtımı ya da satışı yapılan bir web sitesi, sürekli ilgi ve canlı tutulmak
ister. Unutulmamalı ki, milyonlarca müşteri internette geziniyor ama aynı zamanda
binlerce e-dükkan da, sadece 1 fare tıklaması uzaklıkta! O yüzden ilgi çekmek
son derece önemli. Bunun için de çok çalışmalı ve web'in özelliklerini kullanarak
e-dükkanınızı "farklı" yapmalısınız. Sonuçta, internet üzerinde iş kurmak ta,
normal hayatta iş kurmaya benzer. Başarılı olmanın altın kuralı aynı : çalışmak,
çalışmak, çalışmak.
Web, size müşterilere ulaşabileceğiniz ucuz bir kanal sunar. Bu kanalı verimli
kullanmak ve internet üzerinde e-ticaret yapmak için çok paraya ihtiyacınız yok.
Sadece, dikkatli ve süreklilik içinde çalışmak.
2) Faaliyet Sahasını ve Satacağınız en Uygun Ürünü Bulmak: Çok çalışmak birçok
şeyi değiştirse de, öncelikle sizinle benzer ürünleri satan web şirketleriyle
rekabet edip edemeyeceğinizi iyi saptamanız lazım. Sonrasında, bunu göze alan
bir ürün portföyü ve satış stratejisi geliştirmelisiniz. Web şirketleri farklı
ülkelerde olsa bile, internet kullanıcıları (potansiyel müşteriler) için sadece
iki farklı web sayfasıdırlar. O yüzden, söz gelimi, Türkiye'de CD satan bir e-dükkan
açıp bu konuda güçlü bir altyapısı ve deneyimi olan başka bir Amerikalı ya da
Avrupalı şirketle rekabet etmek zor olabilir. Ama, söz gelimi, Türk Müziği CD'leri
satan bir dükkanın daha fazla başarılı olma şansı vardır. Bu yüzden, faaliyet
sahasını ve satılacak ürünü seçmek son derece önemlidir.
3) Web Sayfasının Kalitesi : Web sayfasının ne kadar kaliteli hazırlandığı
müşterinin ilgisini çekmek için son derece önemlidir. Çok iyi hazırlanmış bir
web sayfası, o sayfada satılan ürünleri satın alacak müşteriler için de bir güven
unsuru olacaktır. Doğal olarak, web sayfasının kalitesi orada sattığınız ürünün
kalitesi ile doğrudan orantılı değildir. Ama, e-dükkanların vitrini de hazırlamış
olduğunuz web sayfalarıdır!. Hiç vitrini iyi hazırlanmış bir dükkanla, hazırlanmamış
olan bir olur mu?
İyi hazırlanmış web sayfaları sade görünür, renk seçimleri ve yazı tipleri
göze hoş gelir ve sitenin ismine, içeriğine uygundur. e-dükkanlar için hazırlanan
web sayfalarında, ürün tanıtımları için ve genel bilgi amaçlı olarak yüksek kalitede
resimler kullanılmalıdır. Ancak, yüksek kaliteli resim hiç bir zaman yüzlerce
kilobyte uzunluğunda olmamalıdır!! Olabildiğince kaliteli, ama az hacimli resimler
olmalı (sadece birkaç kilobyte kadar!). Unutmayın ki, dükkanınıza gelen herkes
yüksek hızlarla internete bağlanmıyor!
Benzer şekilde, web sayfalarına koyduğunuz he türlü bilgi ve anlatımda kelime
yanlışları ya da anlam bozuklukları da olmamalıdır.
4) Gezilmesi kolay dükkanlar yapın : E-dükkanınızı, gezilmesi, alışveriş yapılması
kolay yapın. Web sayfaları TV kanalları gibidir. Sitenize gelen birisi bilgiler
ve ürünler arasında kaybolur, aradığını bulamazsa başka bir sayfaya (muhtemelen
başka bir e-dükkana) "zapping" yapacaktır. Bunu engellemenin yolu, sitenizi olabildiğince
basit (kolay gezilir) ve sade yapmaktan geçer. E-ticaretin ilk yıllarından beri
yapılan uygulamalardan görülmüştür ki, insanlar web sayfalarında "frame" görmekten
pek hoşlanmıyorlar. Bu yüzden, frame kullanmaktan kaçının.
Ayrıca, insanların dükkanınızı gezmesini istiyorsanız (unutmayın, birşey almak
zorunda da değiller... iyi izlenim edinen bir ziyaretçi, hiç bir şey almasa da,
arkadaşlarına bedava tanıtımınızı yapacaktır!!), onların önlerine "sitenize kayıt
olma zorunluluğu", uzun ve bıktırıcı boşluklarla dolu bilgi formları vb çıkartmayın.
E-ticaretin ilk yıllarında yapılan tipik yanlışlardı bunlar. Belki yanlış demek
yerine, e-alışveriş yapanların hoşlanmadığı ve ısınamadığı uygulamalar diyelim.
Sistem kendi dinamizmini ve raconunu oluşturuyor. Ziyaretçiler, fare (mouse) ile
tıklamaya bayılırlar, ama birşeyler yazmaktan hoşlanmazlar! Müşterilerinizin tek
yazacağı şey, kredi kartı bilgileri olmalı! Bilgi amaçlı düzenlediğiniz anketleri
bile, yazılı değil de çoktan seçmeli butonlarla (düğme) oluşturma yoluna gidin.
5) Mağazanız "sanal" olabilir. Ama, siz her halinizle e-dükkanınızda "gerçek"
olun. Bunu ziyaretçilerinize hissettirin. Mutlaka, bir e-dükkan açmadan önce birkaç
tane e-dükkandan alışveriş yapın. Bu dükkanları ve web tasarımlarını, sizde uyandırdıkları
izlenimleri (güven, ilgi vb) alıcı gözle değerlendirin. Artık, 7-8 yaşındaki çocuklar
bile web sayfası yapıyor. Sitenize gelen müşterilerin güvenli bir yerden alışveriş
yapıyor duygusunu yaşamalılar. Sattığınız ürünlerin bir kataloğunu müşterilerinize
sunun. Gerçekten "iş yapmak istediğiniz" mesajını mutlaka verin. ötü bir web sayfanızın
olması tabii ki hiç olmamasından daha iyidir, ama, bu şekilde de pek bir iş yapıp
para kazanamayabilirsiniz.
6) Verdiğiniz Servisleri Ön plana çıkartın : Söz gelimi; müşteri destek servislerini,
ürünlerinizle ilgili ilk anda sorulabilecek sorular ve cevaplarını sayfalarınızda
ön plana çıkartabilirsiniz. Ayrıca, e-dükkanınızdan alınan ürünleri (siparişler)
hızlıca teslim etmek (kimse aldığı bir ürünün haftalar sonra eslim edilmesini
istemez, değil mi?) ve bunu vurgulayarak söylemek müşteriler için çok iyi bir
etki bırakacaktır.
Her müşteriye aynı önemi verin. Ve mutlaka bir e-posta yazışma adresi bağlantısını
ana sayfanıza (dükkanınızın girişine/vitrinine) koyun. Bu yolla, söz gelimi, ziyaretçilerin,
ürünleriniz hakkındaki fikirlerini sorabilirsiniz.
E-dükkanınıza gereksiz bağlantılar (link) koymayın. Yoksa, ziyaretçilerinize
başka yerlere "zapping yapma" imkanını keni ellerinizle vermiş olursunuz. Kendi
kendinize gol atmayın.
7) Sitenizin reklamını/tanıtımını yapın : e-dükkanınızı tanıtmanın 2 yolu var
: (i) Sitenizi arama motorlarına kaydettirin. Tüm dünyada en çok bilinen 8 tane
arama motoru vardır. Bunlar,
Yahoo,
http://www.yahoo.com/
Altavista, http://www.altavista.com/
Excite, http://www.excite.com/
MSN, http://www.msn.com/
Web Crawler, http://www.webcrawler.com/
Infoseek, http://www.infoseek.com/
Hotbot, http://www.hotbot.com/
Lycos, http://www.lycos.com/
Kalan tüm arama motorlarının aldığı pay %1 civarındadır.
Arama motorları, belirli aralıklarla, kendilerinde kayıtlı web sayfalarını
ziyaret edip onları, içlerinde kullanılan kelimelere göre indekslerler. Böylece,
arama yapanlar, o indeks kelimelerini girdiklerinde, kelimelerin geçtiği ilgili
web sayfalarının adreslerine erişirler. Web sayfalarının içinde, özel HTML komutlarıyla,
anahtar kelimeler verilir. Arama motorları ilk bu kelimelere bakarlar. O yüzden,
anahtar kelimeleri dikkatli seçmek, arama motorları kullanarak arama yapan müşterilerin
e-dükkanınızı bulmalarını kolaylaştıracaktır. Ayrıca, sattığınız ürünleri, şirket
adını vb belirten kelimeleri metin içinde de belli aralıklarla kullanın. Arama
motorlarının bazıları, doğrudan metinde geçen kelimeleri de indekslerler. Bu şekilde,
anahtar klime bazlı aramalarda e-dükkanınızın adının çıkmasını sağlayabilirsiniz.
Ama, arama sonuçlarında en başa yerleşmek istiyorsanız, ne yazık ki bunun standart/sihirli
bir yolu yok. Olsa bile, herkes kullanır ve bu da sonuçta pek birşeyi değiştirmez.
Bölgesel olarak ta, söz gelimi, Türkçe arama servislerine sitenizi kayıt ettirmek
sizin yararınıza olacaktır.
(ii) İkinci yol olarak, sitenizin reklamını çok ziyaret edilen bazı popüler
sitelere verebilirsiniz. (günlük gazete siteleri, arama motorları vb gibi). Ancak,
web reklamları oldukça pahalı olabilmektedir. Bu tip reklamlar, o reklama tıklayıp
sitenize ulaşan kişi başına bir ücret ödemeden tutun da, sabit ücret ödemeye kadar
birçok şekilde olabilir.
8) Fiyatlarınızı Düşürün : İnsanlar, alıştıkları dükkanlara giderler. Bu, e-dükkanlar
için de böyledir. İnsanların "ayaklarını alıştırmanın en etkili yolu" da fiyatları
düşürmek. Web'in mailyetleri düşüren bir kanal olduğunu hatırlayıp, ürünlerinizi,
normal piyasada satılandan daha ucuza satıp aynı karı elde edebileceğinizi unutmayın.
9) Sitenizi Düzenli Olarak Güncelleyin : Bazı ürünleri her gün değişecek şekilde
ana sayfanızda öne çıkartabilirsiniz. Sitenize gelen bir ziyaretçi, bir kaç gün
öncesine göre farklılıklar bulmalı. Periyodik olarak değişen kısa anket soruları
da koyabilirsiniz.
10) Sabır : E-Dükkan açılır açılmaz, hemen bir sürü müşterinin gelmesini beklememek
lazım. Alışveriş yapan kişilerin sizin dükkanınızı farketmesi biraz zaman alacaktır.
İnternet çok büyük. Milyonlarca kullanıcı ve birbirine rakip binlerce e-dükkan
var. Birileri sitenizden alışveriş yapmaya başladı mı arkası gelecektir. O yüzden,
sabır!
Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ) ve E-Ticaret
Elektronik Ticaret KOBİ'ler için, yeni pazarlara erişmek, ve rakipleriyle rekabet
etmek konusunda çok önemli imkanlar sunmaktadır. Üretim yapan işletmeler, ürünlerini
pazarlamada e-dükkan kullanımıyla, pazarlama ve reklam masraflarını neredeyse
sıfırlayarak çok geniş pazarlara (dünyanın her yerinde) erişmektedirler. Ancak,
KOBİ'lerin üretime dönük doğaları, internet teknolojilerine yatırım yapmalarını
ve kaynak ayırmalarını zorlaştırmaktadır. KOBİ'lerin e-ticaret imkanlarından yararlanma
oranları özellikle Finlandiya, İtalya, İngiltere, İsveç gibi ülkelerde çok yüksek
boyutlardayken ülkemizde web ve ilgili teknolojileri kullanarak ürettiklerini
satan KOBİ örnekleri (2000 yılı başlarında) çok azdır. Bu kuruluşların, sanal
dükkan açmalarını kolaylaştıracak ve KOBİ'leri mevcut e-ticaret imkanları konusunda
yönlendirecek daha fazla sayıda mekanizmalara ihtiyaç vardır.
Bu konu hazırlanırken yararlanılan dökümanlar ve konuyla ilgili web adresleri
1) The Emerging Digital Economy, U.S. Department of Commerce, 1997,
http://www.ecommerce.gov/
2) The Emerging Digital Economy II, U.S. Department of Commerce, 1999,
http://www.ecommerce.gov/
3) OECD Ministral Conference on "" Borderless World: Realising the Potentil
of Global Electronic Commerce", Ottawa, 7-9 October 1998,
http://www.oecd.org/
4) Framework for Global Electronic Commerce, President W.J.Clinton, Vice President
A.Gor, Jr., Washington DC, July 1, 1997,
http://www.ecommerce.gov/
5) e-Business Conference Documents,
http://www.conted.ox.ac.uk/eBusiness/overview.html
, July 2000.
6) Small and Medium Sized Enterprises and Electronic Commerce, 1998,
http://www.oecd.org/
7) Conference on Understanding the Digital Economy : Data, Tools and Research,
http://www.digitaleconomy.gov/
8) Info Center,
http://www.internetmarketing-tr.com/
9) E-Commerce FAQ,
http://home.hostway.com/ecommerce2.html
10) Line Up for Online World,
http://abcnews.go.com/sections/business/
YourBusiness/sbb990721.html
11) Building an E-Store?
http://www.zdnet.com/enterprise/e-business
12) e-business FAQ ,
http://www.dagangnet.com/
13) The Internet Economy Indicators,
http://www.internetindicators.com/
14) Nua Internet Surveys,
http://www.nua.com/
15) The Internet User and Online Commerce in Japan,
http://dsasiagroup.com/
16) Forrester Research,
http://www.forrester.com/
17) IBM Payment Suite : What is SET?
http://www-4.ibm.com/software/
webservers/commerce/payment/whatisset.html
18) How SSL works?
http://netcaster.netscape.com/products/
security/ssl/howitworks.html
19) SET Certificate Authority
http://www.setco.org/certificates.html
20 ) Arama Motorları'na : "e-ticaret", "e-business", "e-commerce", "e-trade"
gibi anahtar sözcükleri vererek, ve katalog servislerinde benzer konuları bularak
bu konuda daha fazla sayıda web adresine erişelebilir.