Mina Cam Takı - minacamtaki.com  
KLAVUZ / Elektronik Ticaret ve Elektronik iş
 
  Elektronik Ticaret hakkındaki bu detaylı içerik BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ Mühendislik fakültesi tarafından hazırlanmıştır.
   
 
Elektronik Ticaret ve Elektronik iş

E-Ticaret Nedir?

E-Ticaret için verilebilecek tek bir tanım yoktur. Bazı görüşlere göre, e-ticaret (E-Commerce), her türlü malın ve servisin bilgisayar teknolojisi, elektronik iletişim kanalları ve ilgili teknolojiler (akıllı kart-smart card-, elektronik fon transferi -EFT-, POS terminalleri, faks gibi) kullanarak satılması ve satın alınmasını kapsayan bir kavramdır. Başka bir görüşe göre ise e-ticaret, ödeme işleminin internet üzerinden yapıldığı alış-satışları içermektedir.

E-Ticaret yoluyla oluşan ekonomi de, dijital ekonomi, elektronik ekonomi (e-ekonomi) olarak tanımlanmaktadır.

Elektronik iletişim teknolojileri ticari hayatta aslında uzun yıllardır (1980'lerden beri) kullanılmaktadır. Ama, internetin e-ticaret için kullanılması çok yenidir (1997'lerden beri). Zaten internet asıl gelişimini (patlamasını) ticari kullanımı artmaya başladıktan sonra yaşamaya başlamıştır. Sonuçta, internet'in yaygınlaşması ile birlikte, web ve e-posta uygulamalarının e-ticaretin doğal mekanı haline haline geldiğini söyleyebiliriz.

İnternetin ticari ürünleri satmada kullanımı, ilk başta "belki olabilir" türünden ve süslü web sayfalarından oluşan birtakım denemelerden ibaretti. Ancak, Amazon.com, Dixons, Yahoo gibi örneklerin 1-2 yıl içerisinde, sadece internet üzerinden sattıkları servislerle birer büyük şirket şekline gelmeleri, birden bu denemeleri ve hayalleri gerçeğe dönüştürüverdi. İnternet üzerinde dönen ekonomi her geçen gün artmaktadır. Hatta, 1999 yılında Amerikan Ticaret Bakanlığı'nın yaptığı bir araştırmada (http://www.ecommerce.gov/ ) internet ekonomisinin (ucuz girdi ve iş gücü, az maliyet vb sebebiyle) enflasyon oranının azaltılmasında rol oynadığı saptanmıştır.

OECD, Avrupa Topluluğu, ABD gibi ekonomiler, internet üzerinden yapılan elektronik ticaretin globalleşmesi ve sağlıklı bir yapıda gelişmesi konusunda 1990'lı yılların sonlarından beri stratejik toplantılar yapmakta ve ortak eylem planları geliştirmeye çalışmaktadırlar. Bu çalışmalarda,

  • kullanıcılar ve müşterilerin elektronik ticarete güvenlerinin artması (kişisel bilgilerin güvenliği, güvenli kredi kartı kullanımı, müşteri haklarının korunması vb),
  • geleneksel ticari faaliyetlerin yapılabilmesi için geliştirilmiş/düzenlenmiş yasa ve kuralların elektronik ticari pazara da hitap eder hale gelmesi,
  • elektronik ticaret için oluşturulan bilgi/iletişim altyapısının geliştirilmesi,
  • elektronik ticaretten alınacak verimin arttırılması

gibi unsurlar göz önünde tutulmakta ve bu konularda hükümet politikalarına yön verecek kararlar alınmaktadır.

2010 yılına kadar, Avrupa Topluluğu bünyesinde, e-ticaret ile ilgili konularda 20 milyon yeni iş olanağı yaratılacağı tahmin edilmektedir (EU Summit, Mart 2000, Lizbon, Portekiz).

Bu ve benzeri örnekler ve açıklamalara baktığımızda, globalleşen dünyada e-ticaretin ne kadar önemli olduğunu görmekteyiz.

Ülkemizde de, 1998'den sonra, bazı büyük alışveriş merkezleri internet üzerinde satış mağazaları açmışlar, ayrıca kurumlara ve bireysel girişimcilere elektronik dükkan (e-dükkan) kiralayan servis sağlayıcılar ortaya çıkmaya başlamıştır. Basın ve bankacılık alanlarında, konularında öncü niteliği olan bazı kuruluşlar, e-ticaret alanında da yatırımlarını (2000'lerin başlarında) hızlandırmışlardır.

E-İş Nedir?

E-İş (E-Business), her türlü iş bağlantıları ve bunlarla ilgili kısımların elektronik ortamda yürütülmesini tarifleyen bir kavramdır. Yani, bir iş ortamının parçaları olan müşteriler, işçiler, ortaklar arasındaki ilişkiler, yeni iş bağlantı yazışmaları ve benzeri her şey elektronik ortamda gerçekleşir (e-posta kullanarak, sanal proje grupları yoluyla, faks ve data haberleşme sistemleri kullanarak vb).

E-iş büyük oranda;

  • potansiyel müşterileri elde tutmak, yeni müşteriler kazanmak ve müşterilerle ilişkileri geliştirmek
  • hizmet, satış ve bilgilendirme servisleri ile mümkün olan en kısa zamanda müşterilere ulaşmak
  • üretimde ve her türlü iş prosesinde maliyeti düşürüp verimi arttırmak

gibi konularda internet/intranet ve özellikle web teknolojilerinin kullanılmasını içerir.



E-İş ve E-Ticaret arasındaki farklar nelerdir?

E-iş, internet haberleşme araçlarını (web bilgi sayfaları, e-mail, grup posta haberleşme araçları (liste servisleri), haber öbekleri) kullanarak, potansiyel müşterilerle ilişkiye geçmek ve kısa/orta/uzun vadede işinizi geliştirmek, pazarlama/reklam vb gibi konularda internet teknolojilerini kullanmak anlamına gelir. Kısaca, internet ortamı, insanlarla tanışma ve iş yapma mekanıdır. E-İş sonunda illa ki bir para akışı olmayabilir. Ancak, e-iş bağlantılarının doğal uzantısı, ticari kazanç sağlamak (para akışı, e-ticaret) olarak düşünülmelidir.

E-ticaret ise, Elektronik ortamda (büyük çapta internet üzerinde) para kazanacak aktiviteleri içerir. E-ticaret sonucunda, net bir para akışı vardır.

İnternet imkanları, gerçekten e-iş ve e-ticaret yapmak için yeterli mi?

İnternet, e-iş ilişkilerinin yürütülebilmesi için gerekli iletişim imkanlarına sahiptir. Elektronik posta yoluyla çok hızlı haberleşme yapılabilmekte, aranılan bir konuda iş yapan firmalara web arama araçları kullanarak erişilebilmektedir. Ayrıca, internet üzerinde sunulan senkron ve asenkron tartışma ortamları yoluyla çalışılan bilgisayar ve mesafeden bağımsız çalışma grupları oluşturulabilmektedir. İletişimde bilgilerin güvenliği de, çeşitli güvenli haberleşme protokolleri ve güvenlik sistemleri kullanarak sağlanabilmektedir.

İnternet kullanımının yaygınlaşması ve web'in bilgi aktarmada kullanılan ortak bir ara birim olmasıyla, erişilebilecek insan kitlesi ticaret yapılmaya değer boyutlara ulaşmıştır. web, kendi ticari yöntemlerini kendisi oluşturmuştur. Altyapı internet protokolleriyle sağlanırken; reklam, satış öncesi ve sonrası servis, ödeme yapılması vb gibi imkanlar klasik anlamdan daha farklı boyutlara gelmiştir.

Modern haberleşme imkanları zaten e-iş ve e-ticaret'te kullanılıyordu. Kredi kartları, akıllı kart uygulamaları, elektronik fon transferi gibi kavramlara iş hayatı pek te yabancı değil. Zaten günlük hayatımızda da, para akışının önemli bir kısmı kredi kartları yoluyla olmaktadır. Şimdi, karşımızda internet var. İnternet'in sunduğu en önemli teknolojik girdi world wide web (www, web) dir. web, bilgisayar okuryazarı olan ve internet kullanan herkesin kullanabildiği standart bir bilgiye erişim ortamı sunmaktadır. Bu, güvenli veri iletimi ile birleştirildiğinde, e-ticaret için gereken çok kullanışlı ve ucuz bir ortam ortaya çıkmaktadır.

İnternet, e-ticaret söz konusu olduğunda, (i) kolay pazar bulma (ii) hızlı bilgi erişimi (iii) geniş ölçekli pazarlar (iv) kolay, hızlı ve ucuz iletişim (v) yeni iş imkanları (vi) kolay destek imkanları gibi konuları özellikle ön plana çıkarmaktadır.

Neden E-Ticaret? Buna ihtiyacım var mı? Bana yararı olacak mı?

E-ticaret konusuna tüm iş çevrelerinin dikkat etmesi ve bunu ciddiye almaları gerekir. Çünkü e-iş ve e-ticaret modelleri şirketlerin yeni pazarlara açılmasına yardım etmektedir. Bu yeni pazar, hayatlarının önemli bir kısmında internet kullanan yüzmilyonlarca insandan oluşmaktadır ve burada herhangi bir coğrafi sınır da yoktur. Ayrıca, iletişim teknolojilerinin sağladığı hız, ucuzluk ve güven pazarlama stratejileriyle birleştiğinde, global olarak, işletmelerin karlılığını arttırmaktadır. Ticaret ve iş ilişkilerinde elektronik ortamların ve özellikle internet teknolojilerinin kullanılmasıyla;

  • Mevcut iş imkanları büyüyecektir,
  • Halen pazarlanan ürünlerin satışı daha kolaylaşacak ve reklam, ürün tanıtım, satış öncesi ve sonrası destek ve benzeri kanallar tamamen elektronik ortamda daha efektif kullanılabilecektir. Otomatik bilgi dağıtım sistemi yardımıyla, müşterilere ve daha geniş kitlelere kolayca ulaşılabilecektir,
  • Global olarak, iş dünyasıyla olan etkileşim artacaktır,
  • İş verimlilik analizleri ve planlamalar daha kolay yapılacaktır,
  • Uluslararası pazarlara kolayca ulaşabilme imkanı olacaktır.

E-Ticaret, 2000'li yıllarda, uzmanların tahmininden 2-3 kat daha hızlı büyüyen bir ekonomi mekanizmasıdır. Global ekonominin geleceği, artı e-ekonomidedir. Bu belli oldu. Ticari işletmeler böyle bir ortamda yer almak zorundadırlar. Yoksa, pazar payları düşecek ve kimseyle iş yapamaz hale geleceklerdir. Yakın gelecekte, e-dükkanı olmayan, e-posta kullanmayan ticari kuruluşlar muhakkak ki, işlerini geliştirmede ve kar etmede, yeni iş bağlantıları kurmada çok zorlanacaklardır.

E-İş ve E-Ticaret Yapmak İçin Nelere İhtiyacım var? Mevcut işimi e-işe nasıl dönüştürürüm?

E-İş ve E-Ticaret aslında, firmanıza diğer insanların (müşteriler!) kolay ulaşmasını sağlamak ve mal satmak (pazarlama/satış) amacıyla elektronik erişim kanallarının (web sayfası hazırlama, buraya ürün kataloglarını ve satış mekanizmalarını koyma, ürün destek ve bilgi sayfaları hazırlama, firma adına alınmış web sayfaları, e-posta vb) açılması anlamına gelmektedir.

İnternet ortamından ticaret yapmak ya da iş ilişkileri kurmak, mevcut işinizin geliştirilmesi ve yeni pazarlar bulmak; sonuçta da, hızlı gelişen dijital ekonomiden pay almak için gereklidir. E-ticaret, firmanızın halihazırda yaptığı işi ilk anda kökünden değiştirecek bir olgu değildir. Ancak, internetin "heryerde, herkese kolay erişim" mantığı ile, diğer insanlara (müşteriler, ortaklar vb) ulaşmak çok kolay olacaktır ve 2000'lerin başlarından itibaren dijital ekonomi, global ekonominin en önemli unsuru haline gelecektir. Ekonomik göstergeler ve tahminler de bunu göstermektedir. (http://www.ecommerce.gov , http://www.oecd.gov)

İşletmelerin "internette" yer almaları konusunda danışmanlık veren ve anahtar teslimi çözümler sunan birçok firma vardır. Ancak, sunulan teknolojik çözümler, iyi bir iş stratejisiyle birleştiğinde başarılı olacaktır. Firmanızın sanal halini internette kurmak için ana hatlarıyla şu adımları takip etmeniz size kolaylık sağlayacaktır.

  1. İnternet üzerinde, sizinle benzer sektörde/sektörlerde hizmet veren firmalar ve çalışma şekilleri, web/internet teknolojilerini nasıl kullandıkları konusunda bilgi sahibi olmalısınız. Alta Vista, Yahoo gibi arama motorları kendi sektörünüzle ilgili firmaların web sitelerine erişmenize yardım edecektir.
  2. Bilgi sahibi olduktan sonra, en önemli nokta "iş stratejisi" dir. Eğer, web'i kendi ürünlerinizi elektronik ortamdan satabileceğiniz bir ortam olarak düşünüyorsanız bunu "başta" belirtmelisiniz. Eğer, sadece "firmanızın tanıtımını" yapıp potansiyel müşterilerle daha hızlı irtibata geçmek ve belki ürünlerinizle ilgili tanıtım faaliyetlerini internete taşımak istiyorsanız stratejiniz daha değişik olmalıdır. İki strateji arasındaki fark kuşkusuz ki bilgisayar ve iletişim altyapısı için yapılacak harcamalardır.
  3. Bir firmanın internette yer almasının bazı "olmazsa olmazları" vardır. Bunlar, i) firmaya ait kayıtlı bir alan adı ii) firmaya ait bir web adresi, ii) yazışmalar için, içinde firmanın alan adı geçen bir e-mail adresi gibi. Bunlar, teknolojik altyapının önemli unsurlarıdır.
  4. Firmanın iş hacmine ve büyüklüğüne bağlı olarak, tüm firma bilgilerini ya işletmenizde bu işe tahsis edeceğiniz bir bilgisayarda tutmalısınız, ya da "web sayfaları için ev sahipliği -web hosting-" yapan internet servis sağlayıcı firmalardan bir web alanı kiralamalısınız. Bu web alanları sizin elektronik dükkanlarınız olacaktır. Günümüzde internet servis sağlayıcıları, firmalar için alan adı almadan başlayarak, web sayfası dizaynına ve firmaya özel e-posta adresleri tahsis etmeye kadar her servisi vermektedirler ve bu konularda danışmanlık yapan kuruluşlar da vardır.
  5. Firmanızın internet ortamında "adının duyurulması" için, birtakım arama motoru ve katalog servislerine kayıt ettirilmesi gerekmektedir.
  6. Elektronik dükkanlardan satış yapmada bazı dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Bu konuda "10 altın kurala" ilerleyen kısımlarda erişebilirsiniz.

E-Ticaret ve E-İş işletmelerin iş stratejilerinde önemli değişikliklere yol açıyor mu?

Bir çok geleneksel yapıdaki ve uzun süreli faaliyet gösteren şirketler, e-iş ekonomisinde yer alabilmek için kendi işletme planlarında çok radikal değişikliklere gidiyorlar. Bu, özellikle, yeni pazar şartlarına uyan daha esnek bir şirket yapısı, ürün tanıtım ve satış çevrimindeki değişiklikler, elektronik iş konusunda servis desteği verecek yeni elemanların şirket içinde istihdamı ya da bu konularda dışardan firmalarla anlaşılması gibi konularda önemli değişikliklere yol açmaktadır. Doğal olarak, şirketlerin kendi elektronik dükkanlarını açmak için, bilişim teknoloji altyapılarını geliştirmek konusunda da stratejik değişiklikleri olacaktır.

Elektronik Ortamda para akışı nasıl oluyor?

Elektronik ortamda para akışı; kredi kartı ödemesi, doğrudan elektronik fon transferi gibi tamamen elektronik ortam çözümleri şeklinde kendini göstermektedir. Ayrıca, 1990'ların sonunda gündeme gelen siber para (cyber-cash) yöntemi de önümüzdeki dönemlerde internet üzrindeki ticaretin önemli bir kısmını oluşturacaktır. Bu kapsamda, elektronik çek, elektronik para (e-cash), elektronik borç alma/verme gibi kavramların günlük hayatımızda daha sık görüneceğini söylemek mümkündür.

E-Ticaret ve E-İş sadece internet üzerinden mi yapılır?

Büyük ölçüde evet. Çünkü, internet teknolojileri ve internet iletişim altyapısı, artık her türlü veri dolaşımı için de-facto standart haline gelmiştir. Ancak, her türlü elektronik iletişim cihazının (faks, POS makineleri, kredi kartı, smart card vb) kullanımı da, e-ticaret kapsamında değerlendirilebilir ve bu olanaklar yıllardır kullanılmaktadır. Günümüzde, web arayüzlü elektronik dükkanlar (işyerleri) doğal e-ticaret mekanlarıdır.

Web tabanlı ticaret neden iş yaşamında bu kadar etkin?

Bunu anlamak için, web üzerinden yapılan ticaret ve iş hacminin yıllar içindeki gelişimine bakmak gerekir. Duke Üniversitesi (ABD) tarafından yapılan bir araştırmaya göre, 1998 yılında Amerikan şirketlerinin % 24'ü internet üzerinden ürünlerini satarken bu oran 2000'de %56'ya çıkmıştır. İnternet üzerinde dönen dijital ekonominin hacminin 2003 yılında 1.8 ila 3.2 trilyon Amerikan Doları olacağının tahmin edildiğini söylersek olayın boyutları daha iyi anlaşılır. ABD Ticaret Bakanlığı verilerine göre, sadece bu ülkede, 2000 yılı ilk 3 ayında gerçekleşen elektronik (internet üzerinden) ticaretin hacmi 5.3 milyar dolar'dır. (Kaynak : ABD Ticaret Bakanlığı, Elektronik Ticaret Web Sitesi : http://www.ecommerce.gov). Öte yandan, artık İnternet kullanımı sadece ABD'de değil, dünyanın diğer taraflarında da artmaktadır. Avrupa'da olan e-ticaret hacminin 2002 yılı sonu itibarıyla ABD'yi geçeceği varsayılmaktadır (Kaynak : Jupiter Communications, http://www.internetindicators.com/)

İnternet birçok alanda yaşamla iç içe. Bilgi erişim kaynakları önemli ölçüde burada. İnternet kullanan nüfus arttıkça (Bkz Bölüm 1) internet ekonomisi de paralel olarak artmaktadır. Çünkü, hayatlarının önemli bir kısmında web'de gezinti (sörf, surfing) yapan ve bir çok hizmete web üzerinden erişen büyük bir kitleden bahsediyoruz.

Elektronik Ticaretin dünya ve ülkemizdeki gelişimi nasıldır?
 

Sadece "çok hızlı" diyebiliriz. Global ekonomiden çok fazla pay alan e-ticaretin, bazı görüşlere göre, 2002 yılı başından itibaren geleneksel ticari faaliyetlerden daha etkin bir konuma geçeceğini bekleyebiliriz.

Hükümetler ve belli başlı ekonomik gruplar (Avrupa Topluluğu, OECD gibi) elektronik ticaret konusunda hem yasal hem de teknik düzenlemeler konusunda çalışıyorlar. 1999'da, ABD'de elektronik ticaret hacminin tüm ticari faaliyetler içindeki oranı %1 gibi küçük bir miktar. Ancak, bu oran birkaç ayda bir katlanarak artmakta ve sürekli olarak, uzmanlarca öngörülen değerlerin üzerine çıkmaktadır.

Ülkemizde ise, şu an için elektronik ticaretin boyutlarıyla ilgili sağlıklı bir veri ve yapılmış bir araştırma yoktur. Ancak, internet üzerinden elektronik bankacılık ve sanal marketler üzerinden on-line alışveriş merkezi uygulamaları başta olmak üzere, seyehat rezervasyonları, elektronik eşya satışı vb gibi konularda ciddi bir elektronik ticaret pazarının oluşmaya başlama sinyalleri verdiğini söyleyebiliriz (Mayıs 2000).

E-İş ve E-Ticaret ile birlikte oluşan yeni iş imkanları ve modelleri nelerdir?

İnternet üzerinde para kazanmanın iki temel yolu var :

1- Bir ürünü ya da servisi web sitesinden doğrudan satmak. Burada, doğrudan satış yapılabilecek bir mekanizma oluşturulabileceği gibi, önce insanlara bir ürün ya da servis hakkında bilgi verip daha sonra onları, bunların satıldığı yere yönlendirmek şeklinde bir yaklaşım da izlenebilir. İkinci yöntem daha fazla tercih edilmektedir. Günümüzde, büyük işmerkezleri benzeri (Akmerkez, Capitol, Zafer Plaza gibi) oluşumlar internette de vardır. Büyük ölçekli sanal iş merkezleri, alışveriş ve tanıtım altyapısını hazırlayıp buraları şirketlere kiralamaktadırlar.

2- Hazırlanan bir web sitesine (içeriğin popüler olması lazım!!!) olabildiğince çok sayıda ziyaretçi çekmek ve onlara bedava bilgiler, programlar vb sunmak. Ziyaretçi sayısı fazla olduğunda, sayfalardaki bazı yerler reklam amaçlı olarak satılabilir.

Genel olarak, her iki yöntemin de çok fazla para kazanma riski içermediğini söyleyebiliriz. Bu sebeple, internet üzerinden para kazanma amacına dönük yeni fikirler kolayca denenebilir ve eğer tutmazsa, çok ta fazla birşey kaybetmiş sayılmayız.

E-iş ve E-Ticaret, sermayesi 50 dolar olan bir şirketle, 50bin dolar olan bir şirketi özellikle ürün tanıtımı ve reklamcılık konusunda, web üzerinde, neredeyse eşit konuma koyabilmektedir. Böylece, müşteri isteklerini iyi analiz eden ve sanal dükkanlarını iyi hazırlayan şirketler parlak başarılar kazanabilmektedirler. İnternetin ve e-ticaretin kısa geçmişi, bu konuda başarılı örneklerle (success story) doludur. Yeni gelişmekte olan e-ticaret ve e-iş imkanları; parlak fikirler ve akılcı reklam/pazarlama stratejileri ile büyümektedir. İnternette, insanların çok rağbet gösterdikleri bir konuda bir web sitesi hazırlayıp daha sonra bu siteye alınan reklamlarla hatırı sayılır gelirler elde etmek olasıdır. Hedef, "daha çok insana erişmek" olduğuna göre, birçok insanın ziyaret ettiği popüler siteler, doğal olarak, ürün tanıtım reklamları vermede çok tercih edilir olmaktadırlar. Ayrıca, bu tip siteler, zaman zaman astronomik ücretlerle satılmaktadırlar. Ancak, yeni bir sitenin popüler olması en az 6 ay civarında bir zaman gerektirir.

Elektronik Ortam ve İnternet; e-iş ve e-ticaret için ne kadar güvenli?

İnternet üzerinde dolaşan bilgi paketleri, bir takım güvenlik protokolleri yardımıyla "şifrelenerek" gönderilir. Bunlardan en popülerleri SSL (güvenlikli web oturumu ve karşılıklı bilgi değiş-tokuşu) ve SET (kredi kartı uygulamaları) dir. SSL (Secure Sockets layer) ve SET (Secure Electronic Transaction) sayesinde, bilgi güvenli bir şekilde "sadece" doğru kişiye iletilir ve bilgiyi gönderen bilgisayar ile alan bilgisayar arasında güvenli bir veri iletişimi kurulur.

Böylece, kredi kartı numarası, isim, adres vb gibi bilgiler güvenli olarak iletilir. İnternet üzerinde alışveriş yapılan tüm merkezlerde alışveriş yapılırken bu tip güvenlik sistemleri kullanılır. 128 bir şifreleme algoritmaları kullanan bu sistemler, e-ticaret için gerekli "güvenli iletişim" ortamını sağlarlar.

SET ve SSL Nedir?

SSL (Secure Sockets Layer), ağ üzerindeki web uygulamalarında güvenli bilgi aktarımının temini için (bilginin doğru kişiye güvenli olarak iletimi), "Netscape" firması tarafından geliştirilmiş bir program katmanıdır (program layer). Burada, bilgi iletiminin güvenliği, uygulama programı (web browser, HTTP) ile TCP/IP katmanları arasındaki bir program katmanında sağlanmaktadır. SSL, web sunucularına (Apache vb), bir modül olarak yüklenir ve böylece web sunucuları güvenli erişime uygun hale gelir.

SSL, hem istemci (bilgi alan) hem de sunucu (bilgi gönderen) bilgisayarda bir doğrulama (authentication, iki bilgisayarın karşılıklı olarak birbirini tanıması) mekanizması kullanır. Böylece, bilginin doğru bilgisayardan geldiği ve doğru bilgisayara gittiği teyit edilir.

Bilgisayarların birbirlerini "tanıma" işlemi, açık-kapalı anahtar tekniğine (public-private key encryption) dayanan bir kripto sistemi ile sağlanır. Bu sistemde, iki anahtardan oluşan bir anahtar çifti vardır. Bunlardan açık anahtar (public key) herkes tarafından bilinebilen ve gönderilen mesajı "şifrelemede" kullanılan bir dijital anahtardır. (Burada anahtar'dan kasıt, aslında bir şifreleme -kriptolama- algoritmasıdır. Bu algoritma (yani, anahtar) kullanılarak gönderilecek bilgi şifrelenir). Ancak, açık anahtar ile şifreelenen mesaj sadece bu anahtarın diğer çifti olan "kapalı anahtar" (private key) ile açılabilir (deşifre edilebilir). Kapalı anahtar da, sadece sizin bildiğiniz bir anahtar olduğundan, mesaj güvenliği sağlanmış olur. Örnek olarak, size mesaj göndermek isteyen birine kendi açık anahtarınızı gönderirsiniz. Karşı taraf bu anahtarı kullanarak mesajını şifreler ve size gönderir. Şifrelenen mesajı, sadece sizde olan ikinci bir anahtar (kapalı anahtar, private key) çözebilir ve bu anahtarı sadece siz bilirsiniz.

SSL, web sunucusunu tanımak için, dijital olarak imzalanan sertifikalar kullanır. Sertifika, aslında, o organizasyon hakkında bazı bilgiler içeren bir veri dosyasıdır. Aynı zamanda da, kuruluşun açık-kapalı anahtar çiftinin "açık" anahtarı da sertifika içinde yer alır. Sunucu sertifikası da, o sunucuyu işleten kuruma ait bilgiler içeren bir sertifikadır. Sertifikalar, "güvenilir" sertifika kuruluşları tarafından dağıtılır (VeriSign gibi).

İstemci bilgisayar, SSL destekleyen bir sunucuya bağlandığı anda, (bu, https:// ile başlayan URL satırları ile gerçekleşir) doğrulama işlemi başlar. İstemci, kendi açık anahtarını sunucuya gönderir. Sunucu ise, bu anahtarı kullanarak şifrelediği bir mesajı istemciye geri gönderir. Bir sonraki adımda istemci sadece kendinde olan kapalı (private) anahtarı kullanarak gelen şifreli mesajı çözer ve sunucuya geri gönderir. Mesajı alan sunucu ise, bunu kendisinin gönderdiği orijinal mesaj ile karşılaştırır ve eğer iki mesaj "aynı" ise "doğrulama" işlemi başarıyla tamamlanmıştır ve sunucu bu noktadan itibaren "doğru bilgisayarla/kişiyle" iletişimde olduğunu anlar. Daha sonra sunucu istemciye o an gerçekleşen web oturumunda kullanılacak tüm önemli anahtarları gönderir ve güvenli iletişim başlar.

Anahtarlar üretilirken kullanılan bazı popüler algoritmalar olarak, DES (Data Encryption Standard), RSA, IDEA verilebilir. Bunlardan RSA'nın RC4 algoritması (128 bit şifreleme olarak) Netscape ve Internet Explorer'da da kullanılan bir algoritadır.

SET (secure Electronic Transaction), elektronik ticarette, internet üzerinde güvenli bilgi aktarımını sağlamak amacıyla aralarında VISA, MasterCard ve IBM'in de olduğu kuruluşlar tarafından geliştirilen bir protokoldür. SET, özellikle on-line (gerçek zamanda) kredi kartı bilgileri iletimi için geliştirilmiş bir standarttır. SET, kredi kartı ile yapılan online ödemelerde, bilgilerin internet üzerinden aktarımında gizlilik ve güvenlik entegrasyonunu sağlar. SET protokolü sadece müşteri (ürün siparişi veren kredi kartı sahibi) ile sanal dükkan (e-dükkan) ve kredi kartı şirketi arasındaki ödeme fazını şifreler.

SET ile, ödeme işlemine taraf olan herkes (müşteri, dükkan sahibi, kredi kartı şirketi), birbirlerini tanırlar (teşhis ederler, authentication) ve bu ispatlanabilir. "Tanıma" işlemi, SSL'dekine benzer bir dijital sertifikasyon sistemi ile yapılır. Yani, ödeme fazına dahil bütün taraflar kendi kimliklerini belirten dijital bir sertifika kullanır.

İşletmem için e-iş ve e-ticaret uygulamalarına girmek, ne kadarlık bir yatırım gerektirir? Ne kadar zamanda sonuçlanır?

e-iş ve e-ticaret, yeni pazarlara erişmek ve mevcut işi geliştirmek için mutlaka yapılması gereken "iş yapma" standartlarıdır. Hükümetlerin ekonomi programları, e-ticaretin çok yaygın ve baskın kullanılacağı gerçeğini ortaya çıkarmaktadır. Bu noktadan hareketle, kolayca denilebilir ki, işletmeler elektronik ortamda şirketlerini temsil etme (web sayfası açma) ve servislerini web üzerinden kullanıma açma işini çok ciddi olarak düşünmek zorundadırlar. Özellikle, e-iş (e-business), yeni "işbirlikleri" ve "pazarlar" için sunduğu imkanlar ile yeni stratejiler ve iş modelleri ortaya çıkarmaktadır. Bunun temelinde de, firmaların internet ortamında bulunması (web sayfası, açık iletişm kanalları, e-posta kullanımı gibi) yatmaktadır. İlk etapta, bunun, olmazsa olmaz bir olgu olduğu gerçeğini ortaya koymak gereklidir. Yapılacak yatırım (harcanacak para, kurulacak servisler vb) doğal olarak ciddi bir fizibilite çalışması gerektirir. Söz gelimi, eğer e-ticaret yapmak istiyor ve bunun, satışlarınızın önemli bir kısmını oluşturmasını arzuluyorsanız, nesne tabanlı, genişlemeye müsait ağ sistemleri oluşturmalısınız. Öte yandan, kuruluşlara ve kişilere, bir ön yatırım mailyeti gerekmeden "sanal dükkan" kiralayan sistemler de (ülkemizde ve dünyada) gelişmeye başlamıştır. (Yahoo Store benzeri oluşumlar). İşinizin büyüklüğüne ve stratejinize göre, bu tip alternatifleri değerlendirmek te yararlı olabilir.

Hangi tür işler internet üzerinden e-iş ve e-ticaret uygulamalarında idealdir?

Her iş ve servis için internet üzerinden çalışacak satış kanalları oluşturulabilir. Emlakçılıktan çiçekçiliğe, kitap satışından araba satışına, açık arttırmalara kadar pek çok uygulama alanı vardır. Web üzerinden hemen hemen herşeyin ticaretinin yapıldığını söylesek fazla abartmış olmayız. Ancak, özellikle bilgisayar ürünleri, kitaplar ve magazin dergileri, müzik, video ürünleri ve diğer eğlence pazarı ürünleri, abonelik bazlı servis veren yerler e-ticaret içinde en çok ciroya sahip alanlar olarak göze çarpmaktadır.

Aslında e-ticaret uygulamalarının ilk (ve hala en popüler) örneklerinden biri de, web üzerinden bilgisayar programı satışıdır. (shareware program stratejisi-kullan, beğenirsen öde-).

Belli bir ürünü ya da hizmeti satan bir şirketi internet üzerinde nasıl bulur ve onunla nasıl temasa geçerim?

Web sayfası olan şirketler mutlaka kendilerini popüler arama motorlarına (Alta Vista gibi) kaydettirmişlerdir. Buralardan firma adına ya da faaliyet alanına göre arama yapmak işe yarayabilir bir yöntemdir. Öte yandan, aradığınız ürün ya da hizmet ile ilgili, varsa, tartışma grupları (news groups), çok hızlı sonuç alabileceğiniz bir diğer mekanizmadır. Ulusal arama motorları ve katalog servisleri de (online firma rehber servisleri gibi) denenebilecek diğer yollardır.

İnternet bankacılığı nedir? Ne gibi kolaylıklar sağlar?

Bankalar, gerçek anlamda elektronik bankacılığa geçtikten sonra, kişisel bankacılık hizmetlerine (herkesin kendi bankacılık işlemlerini kendisi yapması) ATM para çekme makinaları ile 1980'lerin sonlarına doğru geçtiler. ATM'lerde, banka müşterisine verilen bir elektronik banka kartı yardımıyla, hemen hemen bütün temel bankacılık işlemleri yapılır. Bunun bir uzantısı olarak, kişisel bankacılık hizmetleri, 1995'lerde "telefon" bankacılığı ile tanıştı. Hesaplara "telefon" yardımıyla otomatik erişmek ve işlemler yapmak mümkün hale geldi. Bunun sonraki aşamasında ise, özellikle 1998'lerden sonra, internet bankacılığı ortaya çıktı. SSL gibi güvenlik sistemleri kullanan web sunucularında servis veren bankalar, müşterilerine kendi hesaplarına web gözatıcıları (netscape, internet explorer gibi) kullanarak erişme imkanı sunmaya başladılar. SSL sayesinde banka müşterisi (kendine ait müşteri numarası ve şifresini kullanarak) kendi hesaplarına (interaktif hesap) güvenli bir şekilde erişip, kendisi ile banka arasında kurulan "güvenli web oturumunda", para çekme dışındaki bütün bankacılık hizmetlerini kendi başına yapabilmektedir. Hesaplar arasında havale, EFT, kredi kartı ödemesi, otomatik ödeme talimatları, döviz alım satımı, hatta bazı bankaların "Yatırım" kanalları kullanılarak fon alım satımı, borsada hisse senedi alma/satma gibi birçok hizmetler günümüzde internet bankacılığı kavramın içinde yeralmakta ve hergün artan sayıda kişi bu servislerden yararlanmaktadır.

2000'li yıllardan itibaren ise, WAP protokolü kullanarak "cep telefonları" kullanılarak WAP Bankacılığı başlamıştır. Bu sistemde, yukarıda tanımlanan tüm bankacılık hizmetlerine "WAP destekleyen cep telefonlarından" menüler yardımıyla erişmek mümkündür.

Sanal Para Nedir?

e-para, tam olarak, kullandığınız bilgisayarın sabit diskinde sizin adınıza bulunan, ve internet üzerinde yaptığınız alışverişlerde harcayabileceğiniz paradır. Siz harcama yaptıkça, harcadığınız miktar toplamdan düşülür. e-para kullanımı pek yaygın değildir. Ancak, gelecekte sık kullanacağımız bir araç olabilir. Aşağıdaki satırlar bazılarımıza şu an bir fantazi gibi gelebilir.

Temel olarak, gidip, e-para servisi veren bir bankadan, kredi kartımızla ya da peşin ödemeyle, bir miktar e-para alıyoruz. Daha sonra, banka bu miktarı bizim bilgisayarımıza transfer ediyor.Internet üzerinde bir alışveriş yaptığımızda da, eğer burada e-para geçiyorsa, sipariş formunda e-para ile ödeme yapılacağını belirtiyoruz. Miktar otomatik olarak bilgisayarımızdaki miktardan düşülüyor. Bütün bu işlemler, e-para servisi veren bankamızdan da kontrol ediliyor. Bazı uygulamalarda, e-para ödemesi doğrudan bankadan yapılıyor. Bu durumda, size bir e-posta mesajı ile, ilgili siparişi alıp almayacağınız soruluyor. Böylece, alışverişlerde, fiziksel olarak alışageldiğimiz "para dolaşımı" ortadan kalkıyor.

En popüler 3 dijital para sistemi şunlardır : Digital Cash (http://www.digicash.com), Cyber Cash (http:www.cybercash.com) ve First Virtual (http://www.fv.com). Ilgili yerlere web listeleyicinizle bağlanıp daha ayrıntılı bilgiler alabilirsiniz. Tüm dünyada, e-para kabul eden banka sayısı ise hızla artmaktadır.

Ayrıca, elektronik çek kullanımı, elektronik borç alma gibi "değişik uygulamalar" için de, dünyanın önde gelen finans kuruluşları ve internet teknoloji şirketleri çalışmalar yapmaktadır. E-ticaret hacmi geliştikçe, bu kavramların da kullanım bulacağını bekleyebiliriz.

E-Dükkan (E-Store) Nedir?

İnternet üzerinde her türlü ürünün satıldığı özel tasımlanmış web sitelerine e-dükkan denir. Bu sitelerin ilk giriş sayfaları, e-dükkanın vitrini gibi düşünülebilir. e-dükkanlarda; ürünlere ait bilgiler (resimleri, fiyatları, özellikleri), müşteri destek bilgileri (sıkça sorulan sorular, ürün şikayeti iletme, müşteri anketleri), yeni ürünler, promosyonlar ve tabii ki, kredi kartı ödeme sistemleri (kasa) bulunur. e-dükkanların web sayfa tasarımları olabildiğince sade, kolay gezilebilir özelliklerde ama aynı zamanda renk/yazı/bilgi akışı özelliklerinin dikkatlice kullanıldığı şekillerde olmalıdır.

İnternet üzerinde ürün tanıtımı ve reklamcılık uygulamaları nasıl yapılmaktadır?

Web'de dükkan açan firmalar, genellikle, ilk adım olarak normal ürün tanıtımı ve satış kataloglarını (basılı broşür) web'e (e-dükkan) koyarak elektronik ürün tanıtımlarını yapmaya başlarlar. Ancak, internetin etkileşimli yapısı, bu yaklaşımı çok tehlikeli kılmaktadır. Çünkü, web sayfaları arasında gezinen biri nasıl tek bir tıklamayla bir siteye gelebiliyorsa, yine tek bir tıklamayla buradan kolayca gidebilir. Web üzerinde ürün tanıtımı ve reklamcılık uygulamalarında, bu etkileşimin önemi her zaman gözönüne alınmalıdır. Ayrıca, web üzerindeki alışverişlerde, kitlesel beğeni ve tercih yerine, bireysel beğeninin ön plana çıktığını görmekteyiz. Bireyi birebir yakalayacak, anında etkileşimli olarak her türlü bilgilendirme isteğini yerine getirecek akıllı sistemler, web üzerinden ticarette en önemli ürün tanıtımı ve reklamcılık stratejilerinni oluşturmaktadır.

Sitenin biçimsel tasarımı, ilk anda, gelen müşteriye önemli ipuçları verecektir. Çok büyük hacimli resimler, yüklenmesi zor Java uygulamaları ve standart olmayan (sadece belli bir browser için düşünülmüş) tasarımlar sitenizin dolaşılmasını zorlaştıracağı için, gelen potansiyel müşterileri hemen kaçırtacaktır. Sade bir site tasarımıyla (en çarpıcı etkiler böyle verilir) ilk aşamayı başarıyla geçer ve ziyaretçilerin ürünlerinizle ilgilenmesini sağlayabilirsiniz. İkinci olarak, içerik tasarımı gelir. Sitenize koyduğunuz ürünler ve bunlarla ilgili yeterli bilgi koyup koyup koymadığınız; satın alma konusunda basit adımlarla müşteriyi yönlendirip yönlendiremediğiniz büyük önem taşır.

Sitenize gelen ziyaretçi ne kadar çok farklılık görüyorsa ve ne kadar kolayca sitenizi dolaşabiliyorsa ve tabii ki ne kadar çok beklentilerine cevap bulabiliyorsa o kadar başarılı bir imaj yaratmışsınız demektir. Ürün farklılığı, markanın öne çıkarılması gibi klasik pazarlama ve satış stratejileri, web'in dinamik yapısı ile kolayca birleştirilebilir ve müşteri bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi en üst düzeyde yapılabilr.

"Banner" olarak tabir edilen web reklamları genelde tanıtılan ürünün görüntüsünün (düz resim ya da, hareketli (animated) gif resmi) çok ziyaret edilen web sitelerine konmasıyla yapılmaktadır. Web reklamlarının en cazip tarafı ziyaretçilerin reklam karşısında ilgi duyduğunu belirtmek veya bilgi talep etmek için tek yapması gereken ekrandaki ilgi duyduğu kısmın imajlarına tıklamak. Telefonla aramak veya ürünün örneğini gidip yerinde görmek gibi zahmetli işlere kalkışmıyor. Reklam, halkla ilişkiler ve satış etkileşimli bir ortamda (web) aynı anda gerçekleşmektedir.

Arama Motorlarında "üstlerde" nasıl yer alabilirim?

Arama motorları (search engines), insanların internet üzerinde bilgi aramak (bu arada, belli bir ürünü ya da servisi de aramak) istediklerinde kullandıkları en önemli mekanizmalardan biridir. Bu motorlardan herhangi birini (söz gelimi, Alta Vista ya da Lycos) kullananlar bilirler, bir anahtar kelime girilip "Ara" (Search/Find) dendiğinde, karşımıza bazen milyonlarca cevap (web bu anahtar kelime ile ilgili web sayfalarının adresleri) gelebilmektedir. Arama kriterleri ile oynayıp (advanced search) arama aralığı daraltılsa da, yine de cevap sayısı çok fazla olmaktadır. Arama motorları ise, gelen cevaptan belli bir sayıya kadar olanları listelemektedir (genellikle birkaçyüz tane). Bu yüzden, arama sonuçlarında en üstlerde yer alan web sayfalarının aramayı yapan kişi tarafından "öncelikle" ziyaret edileceğini söyleyebiliriz. Dolayısıyla, anahtar kelimeleri düzgün tanımlanmış ve hazırlanırken belli basit kurallara uyulmuş web siteleri, anahtar kelime tabanlı aramalarda üstlere yakın yerlerde olacaktır. Yahoo'nun 1999 rakamlarıyla ayda 16 milyondan fazla ziyaretçi çektiğini düşünürseniz, arama motorları üzerinden bilgi arayıp web sitelerinin adreslerini bulan milyonlarca internet kullanıcısından bahsedebiliriz. Hazırladığınız web sitesinin arama motorlarında "üstlerde" yer alması konusunda, aşağıdaki taktikler size bir miktar yardımcı olacaktır :

1) Anahtar kelimelerin uygun seçilmesi gereklidir. Web sayfaları hazırlanırken, her sayfada, "META" komutu kullanılarak, sayfa ile ilgili anahtar kelimeler listelenir. Arama motorlarının bir sayfayı ziyaret ettiklerinde kontrol ettikleri en önemli yer burasıdır. META belirteçleri, <HEAD> ...... </HEAD> içinde verilir ve kullanımı şöyledir :

<META name="keywords" content=" kelime1, kelime2, kelime3, kelime4, ... " >

Burada, kelime1, kelime2, kelime3 ...., içerik ile ilgili seçilmiş anahtar kelimelerdir ve aralarına virgül konarak yazılır. Arama motorları genelde sadece belli sayıda anahtar kelimeye bakarlar ve sonrasını ihmal ederler. Bu sebeple, iyi seçilmiş ve az sayıda (5-6 tane) anahtar kelime kullanmak yeterlidir. Anahtar kelime seçiminde, sitenin içeriğine uygun kelimeler seçilmesine dikkat edilmelidir.

2) Web Sitesinin adının ve tanımının düzgün yapılması gereklidir. Sayfa isimlendirilmesinde Türkçe/İngilizce tanım kullanılacaksa bilgiler de buna uygun olarak girilmeli. Arama motorları, sayfa ismi ve tanımını belirten META belirteçlerini de indekslerler. Anahtar kelime bilgiren META belirteci gibi bunlar da, <HEAD> tanımlaması içinde verilir ve kullanımları şöyledir :

<META name="description" content=" XYZ Şirketi Web Sayfaları / XYZ Corporation Web Pages" >

Burada, sayfa içeriğini tanımlayan bilgiler yer alır. Benzer şekilde, bu alanın da çok uzun tutulmaması gerekir.

HTML konusunda daha ayrıntılı bilgilere, "Web Sayfası Hazırlama" kısmından erişebilirsiniz.

3) Bazı arama motorlar, indeksledikleri sayfaların içeriklerinin bir kısmını da, yazıda geçen kelimelere göre dikkate alabilmektedirler. Bu yüzden, anahtar kelimelerin, anlatımı bozmayacak şekilde metin içine serpiştirilmesi de arama motorlarının o anahtar kelimeler için sayfalarınızı daha yüksek bir oranla indekslemelerini sağlayacaktır.

4) En önemli noktalardan biri de, sitenizi kayıt ettireceğiniz arama motorları ve katalog servislerinin seçimi. Yüzlerce arama motoru olsa da, bunlardan sadece 8 tanesi toplam trafiğin yaklaşık %99'unu oluşturmaktadır. Bunlar,

Yahoo, http://www.yahoo.com/

Altavista, http://www.altavista.com/

Excite, http://www.excite.com/

MSN, http://www.msn.com/

Web Crawler, http://www.webcrawler.com/

Infoseek, http://www.infoseek.com/

Hotbot, http://www.hotbot.com/

Lycos, http://www.lycos.com/

Ayrıca, tüm arama motorlarının katalog servisleri de vardır. Sayfalarınızı uygun başlık altına kaydettirmek (Yahoo kategorileri gibi) de önem taşır.

Yerel arama motorları da (arabul.com, netbul.com gibi), özellikle ulusal pazara dönük içerikleri bulmada iyi başlangıç noktaları olmaya başlamıştır. Buralara da web sayfa adreslerinizi kaydettirmek işe yarayacak bir yöntemdir.

5) Sayfalarınızı kaydettirdiğiniz arama motorlarını ve katalog servislerini düzenli aralıklarla kontrol edip arama sonuçlarındaki pozisyonunuzu (sıranızı) belirlemeniz ve buna göre gerekiyorsa ufak değişikliklere gitmeniz de gerekmektedir.

6) Tüm burada anlatılanlar konusunda yol gösterici programlar da var. Bu programlarla ilgili olarak, "site promoter" ve benzeri anahtar kelimeleri arama motorlarına girerek daha ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz.

Portal site nedir?

Portal Site; web üzerinde bulunan "önemli" sitelerin belli bir gruba göre sınıflandırılmış olarak sunulduğu web siteleridir. Portal siteler tasarlanırken, içerik seçimi (hangi sitelerin kendi alanlarında en iyi, yani "önemli" olduğu) o siteyi diğer portallar arasında ön plana çıkartabilmektedir..

Bir başka değişle, portal sitelere, internete giriş ve bilgi sorgulama için kullanılabilecek "başlangıç noktaları" gözüyle bakabiliriz. Zaten, portal siteler de kendilerini, internete giriş kapıları olarak tanımlamakta ve kendi adreslerinden internette sörf yapmaya başlayıp aradığınız her yere ulaşacağınız sloganını kullanmaktadır. Yahoo (http://www.yahoo.com), portal sitelerin ilk ve en önemli örneklerindendir.

Günümüzde, geniş kitlelere servis veren "günlük dergi ve gazeteler", internet servis sağlayıcıları, önemli yazılım ve donanım siteleri, arama motorları gibi yerler birer portal konumuna dönüşmüşlerdir. İyi tasarlanmış ve içerdiği başlangıç noktaları ve bilgi grupları dikkatli seçilmiş portal siteler, gerçekten de internet kullanıcılarına büyük kolaylıklar sağlar. Yoksa, bilgi denizinde boğulmak içten bile değil...

E-İş ve E-Ticaret için sanal ortam etik kuralları

E-İş ve E-Ticaret internet üzerinde olduğu için, en genelde internet kullanım etiğine uymak gerekir. Özetlemek gerekirse;

1) Birçok kişi ve şirket, insanların e-posta adreslerine kendi şirket tanıtımlarını göndererek reklam yaptıklarını sanmaktadır. e-posta adresi, internet kullanıcısının kendine ait bir özelliğidir ve izinsiz kullanılmamalıdır.İnsanların e-postalarına gereksiz şeyleri postalamak "spam" diye tabir edilen ve internet kullanım etik kurallarına uymayan bir davranıştır.

2) Kendi veritabanınızda bulunan e-posta adreslerini hiç bir şekilde başkalarının kullanımına sunmayın. Eğer bu e-posta adreslerine promosyon amaçlı herhangi bir ürün reklamı ya da benzeri şey göndermek isterseniz, ilk e-posta kaydı sırasında bunu kullanıcıya teyit ettirin.

3) Elektronik iletişim, "sanal" olsa da, sonuçta insanlar arasında olan bir faaliyet. Bu sebeple, normal hayatta tasvip etmediğiniz hiçbir şeyi bu ortamlarda da yapmayın.

4) Ticari etik kurallarına elektronik ortamda da uyun. Ürün ve hizmetlerin fiyatları, ürün teslim sürelerine riayet, müşteri bilgilerinin mahremiyeti gibi konulara çok dikkat edin.

E-Ticaret ve Halkla İlişkiler

Halkla İlişkiler, büyük ölçüde, müşterilerin her türlü sorunlarına (hem ürün satın alan, hem de ürün almayan, sadece dükkanınızı dolaşan) tatmin edici cevaplar verebilmek ve onlarla her türlü diyaloğu verimli bir şekilde devam ettirmek, insanları ürünleriniz ve şirketiniz konusunda bilgilendirmek böylece tanınmışlık oranınızı arttırmak anlamına gelir. Bunun için, ilk anda, yukardaki konularda insanların ilk aklına gelebilecek soruları saptayıp (tahmin edip) bunlara kısa, öz ama tatminkar cevaplar yazıp ilgili dökümanı, herkesin kullanımına sunabilirsiniz. Söz gelimi, dükkanınıza gelen bir müşteri, ürünleriniz hakkında sorular sorabilir, firmanızı daha yakından tanımak isteyebilir, güvenilirliğiniz ve on-line alış-veriş konusunda şüpheleri vardır. Bütün bunları, önceden hazırladığınız bilgilerle cevaplayıp böylece e-dükkanınıza gelenlerin gözünde güvenilirliğinizi arttırabilirsiniz. Ürün şikayetleri (sattığınız şey bozuk/çalışmıyor), satış/ödeme sorunları (kredi kartı kullanımı, teslimat süreleri), satış sonrası ilgi ve servis e-dükkanlara gelen müşteriler için ilk anda dikkate alacakları konular olacaktır. Ayrıca, ziyaretçilere kısa anketlerle fikirlerini sorup belki sonra onlara otomatik oluşturulan bir e-posta mesajı ile cevap vermek ve teşekkür etmek e-dükkanınızı ziyaret edenleri önemsediğinizi gösterir ve kesinlikle olumlu puan kazanırsınız.

İnternette Pazar Araştırması ve Pazarlama

Internetin normal iletişim kanallarına göre en büyük avantajı çok ucuz olması. Yüksek kiralar ödemeden ve harcamalar yapmadan tüm dünyaya erişebilirsiniz. Web'de pazarlama, sitenize (e-dükkan) gelen müşterilere ürünlerinizin tanıtımını iyi yaparak cezbetmekle olur. Ancak, ürün tanıtımı olarak, -çok bilgilendirici bile olsalar- tonlarca yazı içeren sıkıcı dökümanlar ya da -çok güzel bile olsalar!- -görüntülenmesi dakikalar süren büyük hacimli resimler ve standart olmayan web uygulamaları (sadece tek tip browser'da görülebilen sayfalar, veya özel plug-in'ler gerektiren animasyon ya da filmler gibi) inanın ki pek kimseyi cezbetmeyecektir.

Önemli bir nokta olarak, ürünlerinizi tanıtmak için "spam mail" kullanmayın. Yani, ürünleriniz hakkındaki tanıtımları ve her türlü şeyi e-mail yolu ile, insanlara rastgele göndermeyin. Herkes, postakutusunda bu tip mailler bulmayı "rahatsız edici" saayr ve bu hem etik kurallara aykırıdır hem de suçtur. Ayrıca, böyle pazarlama stratejileri firmanızın ciddiyetini sıfıra indirir. Bunu da düşünmek lazım.

İnternette gerçek zamanlı bir iletişim söz konusu olduğundan, müşteriler sıkılırlarsa, kolayca, tek bir fare tıklamasıyla dükkanınızdan çıkar gider. e-müşteriler, asla pasif konumda değildir. Bunu unutmayın. Müşteri çekmek, aynı klasik dükkanlarda olduğu gibi,güzel görünen vitrinlerle (web sayfaları) ve de müşteriye sağlayacağınız güvenle olacaktır. Periydik indirimler, kampanyalar, promosyonlar da yapabilirsiniz (Unutmayın!!! Ticaret Yapıyorsunuz, kurallarına göre oynayın..)

Müşterilerinizin, sattığınız ürünlerden ve verdiğiniz servislerden ne kadar tatmin olduğunu kolayca anlamak mümkündür. Web teknolojisi size, ziyaretçileriniz/müşterileriniz konusunda her türlü bilgiyi elde edebileceğiniz imkanlar sunar. Gelen ziyaretçilerin profili (cinsiyet, yaş, yaşadığı yer vb) kolayca çıkartılabilir. Ancak, müşteriler/ziyaretçiler akkındaki bilgiler, onlara uzun formlar doldurtarak ya da bu bilgileri onlardan e-posta yoluyla isteyerek olmamalı. Emin olun, ya hiç kimse cevap vermez ya da önemsiz miktarda cevap alırsınız. Bunun yerine, sayfalarinizda periyodik aralıklarla değişen 2-3 anket sorusu (hatta en iyisi tek bir soru!) sorabilirsiniz. Bunların cevapları da, tabii ki çoktan seçmeli olmalı. Ziyaretçi, 3-4 seçenekten kendine uyanı fareyle "tık"layıp seçebilmeli. Web'de sörf yaparken, fare ile "tık"lamak insanların her zaman hoşuna gider ve boşluk doldurmaya (klavye kullanarak birşeyler, form vb doldurmak) tercih edilir.

Ayrıca (eğer varsa) sitenizin reklamını verdiğiniz yerlerden (reklamı görüp etkilenen ve reklamın üzerini tıklayarak size ulaşan) kaç kişinin geldiğini de tespit edebilirsiniz. Böylece, reklam verdiğiniz yerler konusunda seçme kriterleri oluşur elinizde.

En fazla hangi ürünlere talep olduğu, bir müşterinin dükkanınızda ne kadar süre kaldığı, dükkanınıza girerken kullandıkları bilgisayarın ve web gözatıcısının belli başlı özelliklerinin neler olduğu gibi birçok bilgiye de erişmek mümkün.

Tabi, böyle stratejik bilgiler elde ettikten sonraki adımda, bunları dikkate alan e-dükkan düzenlemeleri yapmak, strateji revizyonlarına gitmek gibi konulara eğilmek gerekir.

İnternet üzerinden ürün satarken uygulanacak 10 altın kural

E-Ticaret ve E-İş, kendi işini kurmak isteyen girişimciler için yeni fırsatlar oluşturmaktadır. Küçük girişimciler, web üzerinde açtıkları e-dükkanlarda farklı ürünler satabilmekte, danışmanlık hizmetleri verebilmekte ya da 2000'li yılların popüler konusu olmaya aday, "bilgiyi arama ve işine yarayan kişiyle buluşturma" yani "bilgi danışmanlığı" yapabilmektedirler. Aşağıda, web üzerinde e-iş, e-ticaret uygulamaları yaparken ve e-dükkan açarken ilk anda dikkat edilmesi gereken bazı unsurlar özetlenmiş durumda. Bu bilgiler, http://store.yahoo.com/ adresindeki dökümanlardan yararlanarak düzenlenmiştir.

1) İlk kural, tabii ki çok çalışmak! Unutmayın ki, bir lise öğrencisi, büyük bir şirketten daha iyi ve çekici bir web sayfası yapabilir. Bu yüzden, internet üzerinden servis veren şirketlerin büyüklükleri, dükkan vitrini sayılan web sayfaları sözkonusu olduğunda, o kadar da önemli değildir!

Ürün tanıtımı ya da satışı yapılan bir web sitesi, sürekli ilgi ve canlı tutulmak ister. Unutulmamalı ki, milyonlarca müşteri internette geziniyor ama aynı zamanda binlerce e-dükkan da, sadece 1 fare tıklaması uzaklıkta! O yüzden ilgi çekmek son derece önemli. Bunun için de çok çalışmalı ve web'in özelliklerini kullanarak e-dükkanınızı "farklı" yapmalısınız. Sonuçta, internet üzerinde iş kurmak ta, normal hayatta iş kurmaya benzer. Başarılı olmanın altın kuralı aynı : çalışmak, çalışmak, çalışmak.

Web, size müşterilere ulaşabileceğiniz ucuz bir kanal sunar. Bu kanalı verimli kullanmak ve internet üzerinde e-ticaret yapmak için çok paraya ihtiyacınız yok. Sadece, dikkatli ve süreklilik içinde çalışmak.

2) Faaliyet Sahasını ve Satacağınız en Uygun Ürünü Bulmak: Çok çalışmak birçok şeyi değiştirse de, öncelikle sizinle benzer ürünleri satan web şirketleriyle rekabet edip edemeyeceğinizi iyi saptamanız lazım. Sonrasında, bunu göze alan bir ürün portföyü ve satış stratejisi geliştirmelisiniz. Web şirketleri farklı ülkelerde olsa bile, internet kullanıcıları (potansiyel müşteriler) için sadece iki farklı web sayfasıdırlar. O yüzden, söz gelimi, Türkiye'de CD satan bir e-dükkan açıp bu konuda güçlü bir altyapısı ve deneyimi olan başka bir Amerikalı ya da Avrupalı şirketle rekabet etmek zor olabilir. Ama, söz gelimi, Türk Müziği CD'leri satan bir dükkanın daha fazla başarılı olma şansı vardır. Bu yüzden, faaliyet sahasını ve satılacak ürünü seçmek son derece önemlidir.

3) Web Sayfasının Kalitesi : Web sayfasının ne kadar kaliteli hazırlandığı müşterinin ilgisini çekmek için son derece önemlidir. Çok iyi hazırlanmış bir web sayfası, o sayfada satılan ürünleri satın alacak müşteriler için de bir güven unsuru olacaktır. Doğal olarak, web sayfasının kalitesi orada sattığınız ürünün kalitesi ile doğrudan orantılı değildir. Ama, e-dükkanların vitrini de hazırlamış olduğunuz web sayfalarıdır!. Hiç vitrini iyi hazırlanmış bir dükkanla, hazırlanmamış olan bir olur mu?

İyi hazırlanmış web sayfaları sade görünür, renk seçimleri ve yazı tipleri göze hoş gelir ve sitenin ismine, içeriğine uygundur. e-dükkanlar için hazırlanan web sayfalarında, ürün tanıtımları için ve genel bilgi amaçlı olarak yüksek kalitede resimler kullanılmalıdır. Ancak, yüksek kaliteli resim hiç bir zaman yüzlerce kilobyte uzunluğunda olmamalıdır!! Olabildiğince kaliteli, ama az hacimli resimler olmalı (sadece birkaç kilobyte kadar!). Unutmayın ki, dükkanınıza gelen herkes yüksek hızlarla internete bağlanmıyor!

Benzer şekilde, web sayfalarına koyduğunuz he türlü bilgi ve anlatımda kelime yanlışları ya da anlam bozuklukları da olmamalıdır.

4) Gezilmesi kolay dükkanlar yapın : E-dükkanınızı, gezilmesi, alışveriş yapılması kolay yapın. Web sayfaları TV kanalları gibidir. Sitenize gelen birisi bilgiler ve ürünler arasında kaybolur, aradığını bulamazsa başka bir sayfaya (muhtemelen başka bir e-dükkana) "zapping" yapacaktır. Bunu engellemenin yolu, sitenizi olabildiğince basit (kolay gezilir) ve sade yapmaktan geçer. E-ticaretin ilk yıllarından beri yapılan uygulamalardan görülmüştür ki, insanlar web sayfalarında "frame" görmekten pek hoşlanmıyorlar. Bu yüzden, frame kullanmaktan kaçının.

Ayrıca, insanların dükkanınızı gezmesini istiyorsanız (unutmayın, birşey almak zorunda da değiller... iyi izlenim edinen bir ziyaretçi, hiç bir şey almasa da, arkadaşlarına bedava tanıtımınızı yapacaktır!!), onların önlerine "sitenize kayıt olma zorunluluğu", uzun ve bıktırıcı boşluklarla dolu bilgi formları vb çıkartmayın. E-ticaretin ilk yıllarında yapılan tipik yanlışlardı bunlar. Belki yanlış demek yerine, e-alışveriş yapanların hoşlanmadığı ve ısınamadığı uygulamalar diyelim. Sistem kendi dinamizmini ve raconunu oluşturuyor. Ziyaretçiler, fare (mouse) ile tıklamaya bayılırlar, ama birşeyler yazmaktan hoşlanmazlar! Müşterilerinizin tek yazacağı şey, kredi kartı bilgileri olmalı! Bilgi amaçlı düzenlediğiniz anketleri bile, yazılı değil de çoktan seçmeli butonlarla (düğme) oluşturma yoluna gidin.

5) Mağazanız "sanal" olabilir. Ama, siz her halinizle e-dükkanınızda "gerçek" olun. Bunu ziyaretçilerinize hissettirin. Mutlaka, bir e-dükkan açmadan önce birkaç tane e-dükkandan alışveriş yapın. Bu dükkanları ve web tasarımlarını, sizde uyandırdıkları izlenimleri (güven, ilgi vb) alıcı gözle değerlendirin. Artık, 7-8 yaşındaki çocuklar bile web sayfası yapıyor. Sitenize gelen müşterilerin güvenli bir yerden alışveriş yapıyor duygusunu yaşamalılar. Sattığınız ürünlerin bir kataloğunu müşterilerinize sunun. Gerçekten "iş yapmak istediğiniz" mesajını mutlaka verin. ötü bir web sayfanızın olması tabii ki hiç olmamasından daha iyidir, ama, bu şekilde de pek bir iş yapıp para kazanamayabilirsiniz.

6) Verdiğiniz Servisleri Ön plana çıkartın : Söz gelimi; müşteri destek servislerini, ürünlerinizle ilgili ilk anda sorulabilecek sorular ve cevaplarını sayfalarınızda ön plana çıkartabilirsiniz. Ayrıca, e-dükkanınızdan alınan ürünleri (siparişler) hızlıca teslim etmek (kimse aldığı bir ürünün haftalar sonra eslim edilmesini istemez, değil mi?) ve bunu vurgulayarak söylemek müşteriler için çok iyi bir etki bırakacaktır.

Her müşteriye aynı önemi verin. Ve mutlaka bir e-posta yazışma adresi bağlantısını ana sayfanıza (dükkanınızın girişine/vitrinine) koyun. Bu yolla, söz gelimi, ziyaretçilerin, ürünleriniz hakkındaki fikirlerini sorabilirsiniz.

E-dükkanınıza gereksiz bağlantılar (link) koymayın. Yoksa, ziyaretçilerinize başka yerlere "zapping yapma" imkanını keni ellerinizle vermiş olursunuz. Kendi kendinize gol atmayın.

7) Sitenizin reklamını/tanıtımını yapın : e-dükkanınızı tanıtmanın 2 yolu var : (i) Sitenizi arama motorlarına kaydettirin. Tüm dünyada en çok bilinen 8 tane arama motoru vardır. Bunlar,

Yahoo, http://www.yahoo.com/

Altavista, http://www.altavista.com/

Excite, http://www.excite.com/

MSN, http://www.msn.com/

Web Crawler, http://www.webcrawler.com/

Infoseek, http://www.infoseek.com/

Hotbot, http://www.hotbot.com/

Lycos, http://www.lycos.com/

Kalan tüm arama motorlarının aldığı pay %1 civarındadır.

Arama motorları, belirli aralıklarla, kendilerinde kayıtlı web sayfalarını ziyaret edip onları, içlerinde kullanılan kelimelere göre indekslerler. Böylece, arama yapanlar, o indeks kelimelerini girdiklerinde, kelimelerin geçtiği ilgili web sayfalarının adreslerine erişirler. Web sayfalarının içinde, özel HTML komutlarıyla, anahtar kelimeler verilir. Arama motorları ilk bu kelimelere bakarlar. O yüzden, anahtar kelimeleri dikkatli seçmek, arama motorları kullanarak arama yapan müşterilerin e-dükkanınızı bulmalarını kolaylaştıracaktır. Ayrıca, sattığınız ürünleri, şirket adını vb belirten kelimeleri metin içinde de belli aralıklarla kullanın. Arama motorlarının bazıları, doğrudan metinde geçen kelimeleri de indekslerler. Bu şekilde, anahtar klime bazlı aramalarda e-dükkanınızın adının çıkmasını sağlayabilirsiniz. Ama, arama sonuçlarında en başa yerleşmek istiyorsanız, ne yazık ki bunun standart/sihirli bir yolu yok. Olsa bile, herkes kullanır ve bu da sonuçta pek birşeyi değiştirmez.

Bölgesel olarak ta, söz gelimi, Türkçe arama servislerine sitenizi kayıt ettirmek sizin yararınıza olacaktır.

(ii) İkinci yol olarak, sitenizin reklamını çok ziyaret edilen bazı popüler sitelere verebilirsiniz. (günlük gazete siteleri, arama motorları vb gibi). Ancak, web reklamları oldukça pahalı olabilmektedir. Bu tip reklamlar, o reklama tıklayıp sitenize ulaşan kişi başına bir ücret ödemeden tutun da, sabit ücret ödemeye kadar birçok şekilde olabilir.

8) Fiyatlarınızı Düşürün : İnsanlar, alıştıkları dükkanlara giderler. Bu, e-dükkanlar için de böyledir. İnsanların "ayaklarını alıştırmanın en etkili yolu" da fiyatları düşürmek. Web'in mailyetleri düşüren bir kanal olduğunu hatırlayıp, ürünlerinizi, normal piyasada satılandan daha ucuza satıp aynı karı elde edebileceğinizi unutmayın.

9) Sitenizi Düzenli Olarak Güncelleyin : Bazı ürünleri her gün değişecek şekilde ana sayfanızda öne çıkartabilirsiniz. Sitenize gelen bir ziyaretçi, bir kaç gün öncesine göre farklılıklar bulmalı. Periyodik olarak değişen kısa anket soruları da koyabilirsiniz.

10) Sabır : E-Dükkan açılır açılmaz, hemen bir sürü müşterinin gelmesini beklememek lazım. Alışveriş yapan kişilerin sizin dükkanınızı farketmesi biraz zaman alacaktır. İnternet çok büyük. Milyonlarca kullanıcı ve birbirine rakip binlerce e-dükkan var. Birileri sitenizden alışveriş yapmaya başladı mı arkası gelecektir. O yüzden, sabır!

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ) ve E-Ticaret

Elektronik Ticaret KOBİ'ler için, yeni pazarlara erişmek, ve rakipleriyle rekabet etmek konusunda çok önemli imkanlar sunmaktadır. Üretim yapan işletmeler, ürünlerini pazarlamada e-dükkan kullanımıyla, pazarlama ve reklam masraflarını neredeyse sıfırlayarak çok geniş pazarlara (dünyanın her yerinde) erişmektedirler. Ancak, KOBİ'lerin üretime dönük doğaları, internet teknolojilerine yatırım yapmalarını ve kaynak ayırmalarını zorlaştırmaktadır. KOBİ'lerin e-ticaret imkanlarından yararlanma oranları özellikle Finlandiya, İtalya, İngiltere, İsveç gibi ülkelerde çok yüksek boyutlardayken ülkemizde web ve ilgili teknolojileri kullanarak ürettiklerini satan KOBİ örnekleri (2000 yılı başlarında) çok azdır. Bu kuruluşların, sanal dükkan açmalarını kolaylaştıracak ve KOBİ'leri mevcut e-ticaret imkanları konusunda yönlendirecek daha fazla sayıda mekanizmalara ihtiyaç vardır.

Bu konu hazırlanırken yararlanılan dökümanlar ve konuyla ilgili web adresleri

1) The Emerging Digital Economy, U.S. Department of Commerce, 1997,
http://www.ecommerce.gov/

2) The Emerging Digital Economy II, U.S. Department of Commerce, 1999,
http://www.ecommerce.gov/

3) OECD Ministral Conference on "" Borderless World: Realising the Potentil of Global Electronic Commerce", Ottawa, 7-9 October 1998,
http://www.oecd.org/

4) Framework for Global Electronic Commerce, President W.J.Clinton, Vice President A.Gor, Jr., Washington DC, July 1, 1997,
http://www.ecommerce.gov/

5) e-Business Conference Documents,
http://www.conted.ox.ac.uk/eBusiness/overview.html , July 2000.

6) Small and Medium Sized Enterprises and Electronic Commerce, 1998,
http://www.oecd.org/

7) Conference on Understanding the Digital Economy : Data, Tools and Research,
http://www.digitaleconomy.gov/

8) Info Center,
http://www.internetmarketing-tr.com/

9) E-Commerce FAQ,
http://home.hostway.com/ecommerce2.html

10) Line Up for Online World,
http://abcnews.go.com/sections/business/
YourBusiness/sbb990721.html

11) Building an E-Store?
http://www.zdnet.com/enterprise/e-business

12) e-business FAQ ,
http://www.dagangnet.com/

13) The Internet Economy Indicators,
http://www.internetindicators.com/

14) Nua Internet Surveys,
http://www.nua.com/

15) The Internet User and Online Commerce in Japan,
http://dsasiagroup.com/

16) Forrester Research,
http://www.forrester.com/

17) IBM Payment Suite : What is SET?
http://www-4.ibm.com/software/
webservers/commerce/payment/whatisset.html

18) How SSL works?
http://netcaster.netscape.com/products/
security/ssl/howitworks.html

19) SET Certificate Authority
http://www.setco.org/certificates.html

20 ) Arama Motorları'na : "e-ticaret", "e-business", "e-commerce", "e-trade" gibi anahtar sözcükleri vererek, ve katalog servislerinde benzer konuları bularak bu konuda daha fazla sayıda web adresine erişelebilir.

Ana Sayfa - Web Tasarım - Ö.T.F. Hakkında - Referanslar - Diğer Hizmetler - Klavuz - Paylaşım - İrtibat